Avrupa’da yeni bir “mikro-bölge” artık yatırımcıların radarında: Baltıklar. Estonya, Letonya ve Litvanya’dan oluşan bu ekosistem 2025’te yalnızca daha fazla fon toplamakla kalmadı; aynı zamanda “daha az ama daha büyük ve daha nitelikli” anlaşmalarla olgunlaşma sinyali verdi. Şirket kurma kolaylığı, dijital altyapı, teknik yetenek havuzu ve uluslararası pazarlara hızlı açılma refleksi; Baltık ülkelerini hem startup kurucuları hem de Avrupa’da ölçeklenmek isteyen şirketler için güçlü bir seçenek haline getiriyor.
Bu rapor; 2025 performans verileri ışığında Baltık startup ekosistemini ülke ülke inceler, sektör trendlerini açıklar ve 2026’ya yönelik öngörüleri; şirketleşme, vergi, bordro ve sınır ötesi istihdam (EOR/payroll/posted worker) perspektifiyle birleştirir.
Neden Baltıklar? Sorun/İhtiyaç: Avrupa’da ölçeklenmek için “verimli” bir üs arayışı
Son yıllarda Avrupa’da büyümek isteyen girişimler iki temel zorlukla karşılaşıyor: (1) sermayeye erişimde seçiciliğin artması, (2) nitelikli yeteneği uygun maliyet ve yüksek uyumla istihdam etme ihtiyacı. Baltıklar bu iki noktada dikkat çekiyor. Ekosistem, 2025’te yatırımcı güvenini yeniden güçlendirdi ve erken aşamadan büyüme aşamasına kadar daha “sağlam” metriklere odaklanan bir yapıya geçti.
En kritik gösterge: Baltık startup’ları 2025’te toplam €607 milyon VC yatırımı aldı. Bu, 2024’teki €505 milyon seviyesine kıyasla %20 yıllık büyüme anlamına geliyor ve bölge tarihinin en güçlü fonlama performansı olarak öne çıkıyor.
2025’te fonlama performansı: Rekor yatırım, değişen anlaşma yapısı
Toplam sermaye: Ülke bazında resim
2025’te üç ülkenin performansı farklı dinamiklerle şekillendi:
- Litvanya bölgeye liderlik etti: €238 milyon fonlama ve erken aşama ivmesi ile öne çıktı.
- Letonya dikkat çekici bir sıçrama yaptı: startup yatırımı %190 artarak €73 milyon seviyesine ulaştı; robotik ve yapay zekâ turları bu artışı sürükledi.
- Estonya daha “istikrarlı” bir büyüme yaklaşımı izledi: Yerel fonların yaklaşık €1 milyar civarında “deploy edilmeye hazır” kaynak tuttuğu ve sürdürülebilir büyümeye odaklandığı belirtiliyor.
Deal yapısı: Daha az gürültü, daha büyük çekler
2025’in en önemli kırılımı, yatırım turlarının niteliğinde yaşandı. Toplam tur sayısı bölge genelinde 741 civarında görece stabil kalırken, tur başına ortalama yatırım büyüklüğü pre-seed’den growth aşamasına kadar belirgin şekilde arttı. Bu tablo, “çok sayıda küçük deneme” döneminden “kanıtlanmış ekip ve ürünlere daha büyük bahis” dönemine geçişi gösteriyor.
- Pre-seed: Deal adedi düşse bile, toplam pre-seed fonlama %42 arttı.
- Seed: Seed aşamasında €56,5 milyon ile rekor kırıldı; ortalama bilet büyüklüğü bölgede ~€2 milyon bandında dengelendi.
- Series A: Tur sayısı azalsa da Series A’de toplanan toplam sermaye 2024’ü aştı; yani yatırımcılar eleme yapıp daha büyük çek yazdı.
Megadeal’ler: Bölgenin küresel vitrine çıktığı turlar
2025’te birkaç büyük tur, Baltıkların küresel fonlar nezdinde görünürlüğünü artırdı:
- Litvanya’dan Cast AI: €98 milyon Series A (Index Ventures liderliğiyle anılıyor).
- Letonya’dan Aerones: €53,1 milyon yatırım turu.
- Estonya’dan Pactum (agentic AI): €47,3 milyon Series A.
Sektörel dağılım: Yapay zekâ Baltıklar’da ana akım
2025 verileri, Baltıklar’da yatırım tezinin merkezine yapay zekânın yerleştiğini açıkça gösteriyor. AI, 2025’te Baltıklar’da toplanan sermayenin %46’sını oluşturdu. Bu oran Avrupa ortalaması olan %35,5’in oldukça üzerinde ve ABD seviyesine (yaklaşık %65,4) yaklaşan bir yoğunluk.
AI yatırımı yalnızca “uygulama katmanı” ile sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bulut altyapısı, veri platformları, AI destekli biyoteknoloji ve geliştirici araçları gibi katmanlara da yayılıyor. Bu çeşitlilik, ekosistemin tek bir hype dalgasına bağlı kalmadan derinleştiğine işaret eder.
AI dışında öne çıkan yatırım alanları:
- Hardware: %21
- Cloud infrastructure: %10
- Fintech: %9 (dominant sektör olmaktan çıksa da büyümeyi sürdürüyor)
- Energy: %7
- Defence / dual-use: %5
Özellikle defence ve dual-use taraftaki yükseliş, Estonya’nın siber güvenlik ve dijital altyapı güçlü kaslarıyla birleştiğinde, “mission-critical” ürün geliştiren girişimler için yeni bir yatırım hattı oluşturuyor.
Kurucu profili olgunlaşıyor: Domain uzmanı, liderlik geçmişi olan ekipler
Fonlamanın “kaliteye” kayması, kurucu profiline de yansıyor. 2025 verilerine göre:
- Yatırım alan kurucuların %78’i daha önce çalıştığı profesyonel alanın içinde girişim kurdu (domain expertise öne çıktı).
- %77’sinin ekip liderliği deneyimi vardı.
- %50’si daha önce startup kurmuştu.
- Kurucu yaş ortalaması yükseldi; 36–45 yaş grubunun payı %45’ten %58’e çıktı.
Bu olgunlaşma, özellikle B2B SaaS, regtech/fintech, bulut altyapısı, enterprise AI ve endüstriyel çözümlerde “ürün + satış + operasyon” üçlüsünü daha dengeli kuran ekiplerin öne çıkması anlamına gelir.
Toplumsal cinsiyet dengesizliği: Hâlâ çözülmesi gereken alan
Olumlu sinyallere rağmen Baltık VC ekosisteminde cinsiyet dağılımı belirgin şekilde dengesiz: fonlanan kurucuların yaklaşık %90’ı erkek. Bununla birlikte, VC destekli startup’ların %23’ünde en az bir kadın kurucu yer alıyor; bu oran Avrupa ortalamasının bir miktar üzerinde olsa da, gelişim alanı net.
Uluslararası sermaye girişi: 2025’te “dış yatırımcı” katılımı %43’e çıktı
Baltık ekosisteminin en güçlü doğrulaması, yabancı yatırımcı katılımındaki artış. 2020’de yabancı yatırımcılar Baltık anlaşmalarının yalnızca %20’sinde yer alırken, 2025’te bu oran %43’e yükseldi.
Tier-one küresel fonların daha çok Series A ve üzeri aşamalarda görünmesi; sadece para değil, aynı zamanda küresel ölçekleme ağı, müşteri erişimi, işe alım görünürlüğü ve itibar getirir. Bu da Baltık kaynaklı şirketlerin “bölgesel başarı”dan “global kategori oyuncusu” olmaya evrilmesini hızlandırır.
Exit’ler ve likidite: 2025 rekor kırdı, yeniden yatırım döngüsü güçleniyor
Ekosistemi kalıcı yapan şey yalnızca yatırım değil, exit kapasitesidir. 2025’te Baltıklar’da exit sayısı rekor seviyeye çıktı; toplam exit’ler önceki yıllara göre ikiye katlandı. Litvanya 25 exit ile aktivitenin önemli bölümünü sürükledi.
Öne çıkan örneklerden biri: Estonya merkezli Ready Player Me platformunun Netflix tarafından satın alınması. Bu tip likidite olayları, kurucu ve erken dönem çalışanların sermayesini yeniden ekosisteme döndürür; melek yatırımlar, yeni fon oluşumları ve ikinci girişimler için yakıt üretir.
Topluluk altyapısı ve yeni fonlar: “kurumdan önce topluluk” modeli güçleniyor
Baltıklar, yalnızca fonlarla değil, topluluk bazlı hızlandırıcılarla da büyüyor. 2025’te hacker house’lar ve üretim odaklı topluluklar (Vilnius, Tallinn, Riga ekseninde) erken aşama girişimlerin prototipten şirkete daha hızlı geçmesine katkı verdi. Yaklaşık 70 startup’ın bu alanlardan çıktığı, 8’inin 2025’te ilk yatırımını aldığı belirtiliyor.
Ayrıca 2025’te 9 yeni Baltık odaklı fon kuruldu ve yaklaşık €300 milyon yeni “dry powder” ekosisteme eklendi. Bu sermaye, 2026 ve sonrasında erken aşama ve büyüme aşaması turlarının devamlılığı için kritik.
Politika ve regülasyon etkisi: Fintech stratejisi ve derin teknoloji odağı
Ülkelerin politika yaklaşımı da ölçeklenebilir ekosistem için belirleyici. Örneğin Letonya’da hükümet, regülatör ve endüstri paydaşlarının birlikte çalıştığı ulusal fintech stratejisi onaylandı. Estonya, derin teknoloji, AI ve mobilite çözümlerinde uzmanlaşmayı sürdürürken; Litvanya’nın AI “pipeline”ının veri platformları, otomasyon ve developer tool’larda uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıdığı vurgulanıyor.
Üniversiteler ve eğitim kurumları da AI, siber güvenlik, yazılım geliştirme ve bulut altyapısı ekseninde programlarını güçlendiriyor. Bu, yetenek havuzunun sürekliliği açısından stratejik bir avantaj.
Kurucu duyarlılığı ve zorluklar: İyimserlik artıyor ama hayatta kalma baskısı sürüyor
2025 performansı güçlü olsa da sahadaki gerçeklik daha nüanslı. Baltık teknoloji girişimcilerinin:
- %53’ü işinde son bir yılda iyileşme gördüğünü söylüyor.
- %32’si değişim olmadığını belirtiyor.
- %15’i koşulların kötüleştiğini dile getiriyor.
Öte yandan 2024’te katılımcıların %31’i işinin kapanmaya yakın olduğunu ifade etmiş. Bu veri, sermayenin büyüdüğü bir dönemde bile nakit akışı, satış döngüsü ve ürün-pazar uyumu baskısının devam ettiğini gösterir.
Gelir coğrafyası: Yerel gelir ile global ölçek arasında denge
Baltık startup’larında gelir kompozisyonu iki ayrı stratejiye işaret ediyor:
- Startup’ların %46’sı gelirinin çoğunu Baltık ülkelerinden elde ediyor (yerel/komşu pazarlarda derinleşme).
- Şirketlerin %36’sı satış gelirinin yalnızca %0–25 aralığını yerel pazardan sağlıyor (doğuştan global yaklaşım).
Litvanyalı startup’ların üç ülke içinde en “uluslararası odaklı” olduğu özellikle belirtiliyor.
VC dışı finansman: Bootstrapping hâlâ güçlü
Başarı hikâyelerinin tamamı VC’ye dayanmaz. Baltıklar’da alternatif finansman kanalları da belirgin:
- Kurucuların %56’sı şirketini kendi birikimiyle başlatıyor.
- %11 hibe/grant kullanıyor.
- %26 hâlâ ağırlıklı olarak kurucu sermayesiyle büyüyor.
- %26 satış gelirine dayanıyor.
- %19 VC fonlarını temel kaynak olarak kullanıyor.
Bu tablo, Baltıklar’da “daha dayanıklı” işletme refleksinin yaygın olduğunu; ancak doğru yapılandırılmış şirketleşme, finans ve bordro süreçleri olmadan büyümenin operasyonel risk üretebileceğini de anlatır.
2026 görünümü: Baltıklar’da yeni dalga nereden gelecek?
2026’ya girerken ekosistem üç ana taşıyıcı üzerinde güçleniyor:
- Uluslararasılaşma: Yabancı yatırımcı katılımı ve tier-one fon görünürlüğü artıyor.
- Politika uyumu: Fintech ve derin teknoloji alanlarında kamu-özel koordinasyonu güçleniyor.
- Topluluk + fon birleşimi: Hacker house’lar erken aşama üretimi hızlandırıyor; yeni fonlar sermaye sürekliliği sağlıyor.
Ancak 2026’nın kazananları, yalnızca iyi ürün yapanlar değil; aynı zamanda doğru ülkede doğru şirket yapısını kuran, vergi ve bordro uyumunu doğru yöneten, sınır ötesi ekipleri ölçeklerken regülasyon riskini azaltan şirketler olacak.
Baltıklar’da şirketleşme ve ekip kurma perspektifi: Süreç, uyum ve maliyet boyutu
Baltık ülkelerinde büyümeyi planlayan girişimler ve Türkiye merkezli şirketler için iki kritik soru öne çıkar:
- “Hangi ülkede şirket kurarsam yatırım ve operasyon açısından daha doğru konumlanırım?”
- “Ekip kurulumunu (yerel istihdam, uzaktan çalışan, posted worker/EOR) nasıl uyumlu ve vergi açısından optimize yürütürüm?”
Fonlama turlarının büyüdüğü ve yabancı yatırımcıların daha sık masaya oturduğu bir dönemde, yatırım sürecinde en çok sorgulanan alanlar şunlar olur: cap table temizliği, bordro/yan hak uyumu, sözleşme altyapısı, vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri, fikri mülkiyetin doğru şirket üzerinde konumlanması. “Hızlı kurulum” cazip görünse de, yanlış kurgulanmış yapı ileride due diligence aşamasında maliyetli düzeltmelere neden olabilir.
Corpenza yaklaşımı: Baltıklar’da ölçeklenmeye giden yolda uçtan uca kurumsal kurgu
Baltık ekosistemindeki ivme; yalnızca startup kurucuları için değil, Avrupa’da yeni pazara açılan şirketler için de önemli fırsatlar yaratıyor. Bu fırsatları sürdürülebilir büyümeye çevirmek için operasyonun temel taşlarını doğru kurmak gerekir.
Corpenza, Avrupa ve global ölçekte sunduğu hizmetlerle; Baltıklar odağında büyümek isteyen şirketlere şu alanlarda kurumsal bir çerçeve sağlar:
- Şirketleşme ve yapılandırma: Ülke seçimi, faaliyet kapsamı ve büyüme planına göre doğru şirket modeliyle ilerleme.
- Uluslararası muhasebe ve vergi uyumu: Gelir akışları, masraf kurgusu ve raporlama düzeninin yatırım süreçlerine uygun kurulması.
- Payroll / EOR (bordro ve işverenlik çözümleri): Yerel istihdam veya farklı ülkelerde dağınık ekiplerin uyumlu şekilde yönetilmesi.
- Posted worker modeli ile personel kiralama ve vergi optimizasyonu: Sınır ötesi çalışma senaryolarında doğru kurguyla risklerin azaltılması.
- Oturum izinleri ve mobilite: Kurucu ve kilit çalışanların mobilite ihtiyaçlarının hukuka uygun planlanması.
Özellikle 2025’teki “daha büyük çekler, daha seçici yatırımcı” ortamında; şirketleşme, bordro ve vergi uyumunu en baştan doğru kurgulamak, yalnızca risk azaltmaz; aynı zamanda yatırımcıya karşı kurumsal olgunluk sinyali verir.
Sonuç: Baltıklar artık niş değil, stratejik bir Avrupa büyüme hattı
2025 verileri Baltık startup ekosisteminin bir “momentum”dan fazlası olduğunu kanıtlıyor: €607 milyon ile rekor fonlama, AI’ın %46 gibi güçlü bir payla liderliği, yabancı yatırımcı katılımının %43 seviyesine çıkması ve exit’lerdeki rekor artış; bölgenin ölçeklenebilir şirketler üretme kapasitesinin büyüdüğünü gösteriyor.
2026’da fırsat büyük; ancak kazananlar, yalnızca iyi ürün geliştirenler değil, aynı zamanda doğru kurumsal yapı, uyumlu bordro ve uluslararası vergi/muhasebe kurgusunu baştan planlayanlar olacak. Bu süreçte profesyonel destek almak, hem büyüme hızını artırır hem de gelecekteki yatırım ve denetim aşamalarında sürprizleri azaltır.
Sorumluluk Reddi (Disclaimer)
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki, mali veya vergisel danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulamalar ülkelere göre değişebilir ve zaman içinde güncellenebilir. Karar almadan önce güncel resmi kaynakların kontrol edilmesini ve ihtiyacınıza uygun profesyonel destek alınmasını öneririz.

