Danimarka, 2025 itibarıyla hem yenilikçi girişimlere hem de global yeteneklere kapı açan en sistematik startup programlarından birini sunar. Startup Denmark vizesi, ölçeklenebilir iş modeli olan girişimciler için oturum ve çalışma izni sağlarken, vergi sistemi de özellikle Ar-Ge ve büyüme odaklı şirketlere güçlü finansal avantajlar verir. Bu yazıda, Danimarka’da Startup vizesi ile sunulan vergi avantajlarını, kalıcı oturum perspektifini ve global ölçekte yapı kurmak isteyen girişimciler için stratejik noktaları ele alacağız.
Avrupa’da şirketleşme, uluslararası bordro, vergi optimizasyonu ve yatırımla oturum/citizenship planlayan girişimciler, Danimarka modelini genellikle Hollanda, Portekiz, Estonya ve İrlanda gibi alternatiflerle karşılaştırır. Bu bağlamda, hem vize hem de vergi tarafını aynı anda doğru kurgulamak gerekir. Tam da bu noktada, Corpenza gibi Avrupa odaklı mobilite ve iş gücü çözümleri sunan bir partnerle ilerlemek, süreci hızlandırır ve riskleri azaltır.
Danimarka Startup Vizesinin Temelleri: Kimler İçin Uygun?
Startup Denmark programının hedeflediği girişimci profili
Startup Denmark, klasik “parayı getir vizeyi al” mantığında bir yatırım programı değil; inovasyon ve ölçeklenebilirlik odağında çalışan bir girişimci vize rejimidir. Program, özellikle aşağıdaki profillere hitap eder:
- Teknoloji, SaaS, fintech, healthtech, greentech, yapay zekâ ve deeptech girişimleri
- Global pazarlara açılabilir B2B ve B2C dijital iş modelleri
- Danimarka’da istihdam yaratma ve Ar-Ge planı olan şirket kurucuları
- AB dışından gelen, fakat AB içi pazarda ölçeklenmek isteyen girişimciler
Program, bir veya birden fazla kurucuya (çoğunlukla 1–3 kurucu) iki yıllık oturum ve çalışma izni sunar; iş modeli büyüdükçe bu süre uzar ve kalıcı oturum ihtimali doğar.
Başvuru mantığı: İş planı, yenilik ve ölçeklenebilirlik
Danimarka otoriteleri başvuruyu incelerken üç temel soruya odaklanır:
- İş fikri yenilikçi mi ve pazarda gerçek bir probleme çözüm getiriyor mu?
- İş modeli Danimarka’dan yönetildiğinde uluslararası ölçekte büyüyebilir mi?
- Orta vadede Danimarka ekonomisine katma değer ve istihdam yaratma potansiyeli var mı?
Bu nedenle iş planında, somut yol haritaları, gelir projeksiyonları, pazar analizi ve ekip kapasitesini çok net anlatmak gerekir. Burada global şirketleşme deneyimi olan danışmanlarla çalışmak, kabul oranını doğrudan etkiler.
Resmi başvuru kanalı ve güncel çerçeve
Programın resmi çerçevesini Danimarka Göç Dairesi ve SIRI üzerinden takip edebilirsin:
Bu sayfa, başvuru şartlarını, finansal yeterlilik tutarlarını, aile birleşimi imkanlarını ve güncel form/linkleri içerir. Stratejiyi tasarlarken buradaki bilgilerle, danışmanın sunduğu vergi ve iş gücü planlarını bir arada okumak kritik önem taşır.
Danimarka’daki Vergi Sistemi: Startup’lar İçin Çekici mi?
Kurumsal vergi oranı ve genel çerçeve
Danimarka, 2025 itibarıyla şirket kârları için %22 oranında sabit kurumlar vergisi uygular. AB ortalamasına kıyasla bu oran rekabetçidir ve bazı yüksek vergi ülkelerine göre avantaj sağlar. Ancak Danimarka’nın gücü, yalnızca oranda değil; Ar-Ge teşvikleri, süper indirimler ve erken aşama büyüme dönemini destekleyen mekanizmalarda yatar.
Ar-Ge giderleri için vergi kredisi ve süper indirimler
Ar-Ge odaklı startup’lar için en kritik avantaj, Ar-Ge harcamaları üzerindeki vergi kredileri ve artırılmış indirim oranlarıdır. Öne çıkan başlıklar:
- Ar-Ge harcamaları için %22 oranında vergi kredisi (yıllık belirli bir üst limite kadar)
- 2023–2025 dönemi için uygun Ar-Ge giderlerinde %108’e kadar vergi indirimi imkânı
- 2028’e kadar kademeli olarak %120’ye giden “super deduction” yapısı
- Uygun Ar-Ge sermaye harcamalarında anında gider yazma (amortismanı beklemeden)
Bu yapı sayesinde, Danimarka’da yazılım, biyoteknoloji, temiz enerji veya derin teknoloji geliştiren bir startup, brüt vergi yükünü önemli ölçüde aşağı çeker. Detaylı rakam ve örnekler için güncel teknik açıklamaları şu kaynaktan inceleyebilirsin: Danimarka Ar-Ge vergi kredisi şeması (2025).
Bireysel girişimciler için “business tax scheme” yaklaşımı
Danimarka’da şahıs işletmesi şeklinde faaliyet gösteren girişimciler, kârlarını “business tax scheme” (virksomhedsordningen) kapsamında %22 kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirebilir ve daha yüksek kişisel gelir vergisini ileri tarihe erteleyebilir. Bu sistem;
- Kârın şirket içinde bırakılan kısmında düşük bir vergi yükü sağlar
- Yatırım ve büyüme dönemi boyunca nakit akışını güçlendirir
- Dağıtılmayan kârlarda uzun vadeli sermaye birikimini teşvik eder
2025 çerçevesini teknik yönleriyle görmek istersen, aşağıdaki resmi nitelikli açıklamaya göz atabilirsin: Business tax scheme – Danimarka 2025.
Startup Vizesi Sahipleri İçin Öne Çıkan Vergi Avantajları
Ar-Ge odaklı girişimciler için stratejik fırsatlar
Startup vizesiyle Danimarka’ya gelen girişimciler, şirketlerini genellikle ApS (private limited company) veya uygun durumlarda şahıs işletmesi olarak kurar. Ar-Ge ağırlığı taşıyan girişimler şu alanlarda avantaj yakalar:
- Ar-Ge bütçesini yüksek tutup, vergi kalkanı olarak kullanma
- Prototip, ürün geliştirme ve test süreçlerini erken aşamada agresif biçimde gider yazma
- Global fonlardan aldıkları yatırımı, vergi verimliliği yüksek bir Ar-Ge merkezine yönlendirme
Corpenza, bu noktada Danimarka’da kurulacak şirketin Ar-Ge harcamalarını; grup içi lisanslama, IP taşıma ve çoklu ülke yapılarıyla birlikte planlar. Böylece hem Danimarka’daki teşvikleri kullanır, hem de diğer ülkelerdeki vergi yükünü optimize edersin.
Hisse opsiyonları, çalışan teşvikleri ve 7P rejimi
Danimarka, startup’ların yetenek çekebilmesi için hisse bazlı çalışan teşviklerini vergi açısından cazip hale getirmeye odaklanır. Genişletilen 7P hisse opsiyonu rejimi ile:
- Belirli şartları sağlayan startup’lar, çalışanlarına tanıdıkları hisse opsiyonlarında daha avantajlı vergileme elde eder
- Ödeme zamanını ve vergi doğum anını daha öngörülebilir şekilde kurgular
- Yüksek nitelikli yetenekleri, erken aşamada daha düşük nakit maaş + hisse paketiyle çekebilir
Corpenza, uluslararası bordro (payroll) ve opsiyon planları tasarlarken; hem Danimarka’daki kuralları hem de çalışanın mukim olduğu ülkenin vergi rejimini dikkate alır. Böylece şirket, uzaktan çalışan ekiplerini yasal ve vergi uyumlu şekilde istihdam ederken, bordro giderlerini de şirket üzerinden gösterebilir.
Startup vizesinden kalıcı oturuma giden vergi stratejisi
Startup Denmark vizesi, başarılı olman hâlinde kalıcı oturuma ve ileride vatandaşlığa giden yolu açar. Bu süreçte:
- Şirket kârlarını büyüme dönemi boyunca mümkün olduğunca içeride tutmak
- Ar-Ge, pazarlama ve ürün odaklı harcamaları etkin biçimde giderleştirmek
- Kişisel gelir ve temettü dağıtımlarını, kalıcı oturum/çalışma izni kriterlerini ve vergi yükünü birlikte planlamak
Bu tür planlama, tek ülke perspektifinden ziyade, global mobilite ve aile bireylerinin vergi mukimliğini de hesaba katmalıdır. Corpenza’nın vergi optimizasyonu ve yatırımla oturum planlaması, özellikle burada devreye girer.
Global Genişleme, Payroll ve “Posted Worker” Modelleri
Danimarka merkezli bir startup’ı uluslararası ölçekte nasıl ölçeklersin?
Danimarka’da şirket kuran girişimci, müşteri ve ekip tarafında çoğu zaman multi-country yapıya ihtiyaç duyar. Örneğin:
- Ürün geliştirme ekibi Doğu Avrupa’da, satış ekibi Benelüks’te, kurucu ekip ise Danimarka’da olabilir
- Kurucu, Danimarka’da oturum alırken; şirketi farklı AB ülkelerinde “posted worker” veya geçici istihdam modelleriyle personel görevlendirebilir
Bu noktada; bordro, sosyal güvenlik, iş hukuku ve vergi sorumlulukları ciddi biçimde devreye girer.
Corpenza ile uluslararası payroll ve personel kiralama
Corpenza, Avrupa’da remote çalışan ekipler ve sözleşmeli personel için uçtan uca payroll ve “employer of record” mantığında çözümler sunar:
- Farklı ülkelerdeki çalışanların maaş ve yan haklarını, yerel mevzuata uygun şekilde bordrolar
- Şirketin, bu maaşları gider olarak gösterebilmesini sağlar
- Geçici istihdam bürosu mantığıyla “posted worker” hizmeti vererek, belirli süreyle başka bir AB ülkesinde görevlendirilen personelin yasal zeminini kurar
Danimarka’da bir startup kurup, örneğin Almanya veya Hollanda’da saha ekibi görevlendirmek istediğinde, bu model hem uyum riskini azaltır hem de hızlı ölçeklenme sağlar.
Uluslararası muhasebe ve vergi optimizasyonu
Danimarka, Ar-Ge ve inovasyon tarafında cazip olsa da; bazı gelir kalemlerinde başka ülkelerle çifte vergilendirme riski doğabilir. Profesyonel uluslararası muhasebe ile:
- Çifte vergilendirme anlaşmalarından azami düzeyde yararlanırsın
- Telif, lisans ve IP gelirlerini vergi verimliliği yüksek yapılara yerleştirirsin
- Grup içi faturalama ve transfer fiyatlandırmasını regülasyonlara uygun kurgularsın
Corpenza, Danimarka dahil birden fazla ülkede şirket veya şube kurmak isteyen girişimcilere, hukuki yapı, vergi optimizasyonu ve operasyonel kurguyu birlikte sunar.
Danimarka’nın Girişimcilik ve Vergi Ekosisteminde 2025 Gelişmeleri
Girişimcilik dostu vergi reformları ve planlanan iyileştirmeler
Danimarka, 2025 ve sonrasında startup ekosistemini güçlendirmek için çeşitli vergi reformlarını gündeme alır. Bunlar arasında:
- Ar-Ge süper indirim oranlarının kademeli artırılması
- Hisse opsiyonları (7P) rejiminde daha fazla startup ve çalışanın kapsama alınması
- Hissedar kredilerinde çifte vergilendirme risklerinin azaltılması
- IPO ve kitle fonlaması süreçlerinin sadeleştirilmesi
Bu eğilim, kurucular için çıkış (exit), kitle fonlaması ve yetenek çekme süreçlerini daha verimli hale getirir. Girişimcilik dostu bu düzenlemelere dair analitik bir perspektif için şu değerlendirme öne çıkar: Danimarka’da girişimciler için daha iyi koşullar – Deloitte analizi.
Yeni pazar fırsatları: Yeşil dönüşüm, yapay zekâ ve sağlık teknolojileri
Danimarka, iklim hedefleri ve sosyal devlet modeliyle uyumlu sektörlere özel önem verir. Startup vizesi kapsamında özellikle şunlar öne çıkar:
- Yeşil enerji, sürdürülebilir mobilite ve döngüsel ekonomi çözümleri
- Yapay zekâ tabanlı üretkenlik, sağlık ve kamu hizmeti projeleri
- Dijital sağlık, medtech ve remote care odaklı iş modelleri
Bu alanlarda faaliyet gösteren girişimler; Ar-Ge teşvikleri, hibe programları ve yatırım fonlarına erişimde ek avantaj elde eder. Corpenza, bu tür girişimler için yalnızca Danimarka’da şirketleşme değil, aynı zamanda diğer AB ülkelerinde şube, bağlı ortaklık ve ek oturum çözümleriyle küresel yayılım stratejisini birlikte kurgular.
Uyum yükümlülükleri: Yüksek standart, öngörülebilir ortam
Danimarka, vergi ve uyum tarafında “yüksek standart ama öngörülebilir” bir ortam sunar:
- Düzenli raporlama, şeffaf kayıt ve belge düzeni zorunludur
- Sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışan hakları titizlikle denetlenir
- Ar-Ge ve vergi teşviklerinden yararlanmak için, harcama kalemlerini detaylı ve izlenebilir şekilde kayıt altına almak gerekir
Girişimciler için bu, ilk bakışta ek iş yükü gibi görünse de; uzun vadede hukuki öngörülebilirlik ve yatırımcı güveni açısından değer yaratır. Uyum ve muhasebe süreçlerini ilk günden sistematik kurgulayan şirketler, ileride yatırım turu ve exit süreçlerinde çok daha hızlı yol alır.
Corpenza ile sonraki adımı nasıl tasarlarsın?
Danimarka’da Startup vizesiyle oturum planlarken, tabloyu yalnızca tek bir ülke olarak okumak çoğu zaman yeterli olmaz. Özellikle:
- Birden fazla ülkede şirket veya şube kurmayı
- Uzaktan çalışan ekipler için uluslararası bordro ve geçici istihdam çözümlerini
- Yatırımla vatandaşlık, golden vize veya farklı AB ülkelerinde kalıcı oturum seçeneklerini
- Kişisel ve kurumsal vergi optimizasyonunu
aynı çatı altında planladığında, hem riskleri azaltır hem de vergi avantajlarından azami şekilde yararlanırsın.
Corpenza, Avrupa’da ve globalde mobilite, şirketleşme, oturum/çalışma izinleri, uluslararası muhasebe, payroll, personel kiralama (posted worker), yatırımla vatandaşlık ve vergi optimizasyonu alanlarında girişimci, yatırımcı ve profesyonellere uçtan uca çözüm sunar. Danimarka Startup vizesini daha geniş bir global stratejinin parçası olarak kurgulamak istersen, ilk adımda iş modelini, hedef pazarlarını ve vergi beklentilerini birlikte masaya yatırmak en doğru yaklaşım olur.

