Avrupa’da “offshore” şirket konuşulduğunda çoğu kişinin aklına hâlâ sıfır vergili ada devletleri geliyor. Oysa güncel tablo bambaşka. Bugün Avrupa’da offshore; vergi cenneti değil, vergi verimliliği, hukuk güvenliği ve uluslararası itibarın dengelendiği merkezler anlamına geliyor.
Avrupa’da offshore şirket ne anlama geliyor?
Avrupa bağlamında offshore şirket, genellikle şu özellikleri taşıyan yapılara işaret eder:
- Düşük kurumlar vergisi oranı (örneğin Kıbrıs ve İrlanda’da %12,5 civarı).
- Geniş çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları (DTA) ağı; böylece aynı gelir üzerinde iki kez vergi ödememek.
- Yabancı kaynaklı gelirler için özel rejimler; temettü, faiz, IP (fikri mülkiyet) gelirleri, sermaye kazançlarında istisna/indirimler.
- AB / OECD standartlarıyla uyumlu, itibarlı merkezler; banka hesabı açılabilirliği yüksek, tedarikçi ve müşteriler nezdinde kabul gören adresler.
Yani Avrupa’da offshore, “hiç vergi ödememek”ten çok, daha düşük etkin vergi oranı ile şeffaf ve savunulabilir bir yapı kurmak demektir. Özellikle Kıbrıs, Malta, İrlanda, Gibraltar, Gürcistan ve anlaşma ağı güçlü Hollanda / Lüksemburg gibi “treaty” ülkeleri, bu anlamda öne çıkan merkezlerdir.
Hangi ülkenin uygun olduğuna nasıl karar verilir?
Ülke seçimini doğru yapmak, ileride hem vergi hem de uyum ve itibar risklerini minimize eder. Değerlendirirken aşağıdaki kriterleri birlikte ele almak gerekir:
1. Vergi rejimi
- Kurumlar vergisi oranı ve efektif oran: Nominal oran kadar, istisna ve indirimler sonrası fiili (efektif) oran önemlidir.
- Gelir türlerine göre vergi:
- Yabancı kaynaklı gelir (foreign-sourced income)
- Temettü (dividend)
- Faiz gelirleri
- IP (lisans, royalty) gelirleri
- Sermaye kazançları (hisse, menkul kıymet, gayrimenkul satışları)
2. AB üyeliği ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları (DTA)
- AB içinde olmak, tek pazar ve AB direktiflerinden (örneğin ana-yan kuruluş temettü direktifleri) faydalanmayı sağlar.
- Geniş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ağı, diğer ülkelerden gelen temettü, faiz, royalty ödemelerinde stopajı düşürebilir veya sıfırlayabilir.
3. Bankacılık altyapısı ve itibar
- Banka hesabı açma zorluğu, KYC/AML (müşterini tanı / kara para aklamayı önleme) katılığı.
- Ülkenin sektörel algısı: Kripto, gaming, fintech gibi alanlarda bazı merkezler daha esnek veya daha katı olabilir.
- Tedarikçi ve müşteriler nezdinde fatura adresinizin güven yaratması.
4. Kurulum ve bakım maliyetleri
- Şirket kuruluş süresi, noter ve tescil masrafları.
- Asgari sermaye şartı.
- Yıllık muhasebe, raporlama ve denetim (audit) zorunluluğu.
- Yerel temsilci, sekreterya ve lisans bedelleri.
5. Madde (substance) gereklilikleri
- Yerel yönetici, yönetim kurulu, fiili yönetim merkezi şartı.
- Fiziksel ofis, çalışan bulundurma zorunluluğu.
- Ekonomik varlık (economic substance) denetimlerine hazırlık.
6. Siyasi ve hukuki istikrar, AB/OECD uyumu
- AB ve OECD standartlarına uyum.
- AB gri/siyah listelerine girme riski.
- Yargı bağımsızlığı, sözleşme hukukunun öngörülebilirliği.
Karşılaştırmalı bakış
Aşağıda öne çıkan bazı merkezleri özet bir tabloyla düşünebilirsiniz (genelleme amaçlıdır, her yapı için ayrı analiz gerekir):
- Kıbrıs: Düşük vergi, AB üyesi, güçlü DTA ağı, holding ve IP için uygun.
- Malta: Yüksek nominal, düşük efektif vergi; gelişmiş finansal sektör, AB içinde.
- İrlanda: Düşük kurumlar vergisi, yüksek itibar; tech ve SaaS için ideal.
- Gibraltar: Bölgesel vergi sistemi; yabancı gelir odaklı yapılara uygun, AB dışı.
- Gürcistan: Düşük maliyetli, yükselen merkez; AB dışı ama Avrupa’ya yakın.
- Hollanda / Lüksemburg: Tamamen offshore değil; treaty holding ve büyük ölçekli yapılandırmalar için.
Kıbrıs (Cyprus): Düşük vergi ve AB itibarını birleştiren merkez
Vergi rejimi ve öne çıkan avantajlar
Kıbrıs, AB içinde %12,5 kurumlar vergisi ile en düşük oranlardan birine sahiptir. Bu oran, klasik “vergi cenneti” imajı yaratmadan, vergi verimliliği arayan uluslararası şirketler için cazip bir seviye sunar.
Öne çıkan noktalar:
- Birçok durumda temettü gelirleri ve menkul kıymet satış kazançları vergiden istisnadır.
- Yurtdışındaki gayrimenkul satışlarından doğan kazançlar Kıbrıs’ta vergilendirilmez.
- 60’tan fazla ülkeyle çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması mevcuttur.
- AB üyesi olduğundan, AB tek pazarı ve AB bankacılık sistemine doğrudan erişim sağlar.
Hangi yapılar için uygun?
- Holding şirketleri: Grup şirketlerinden temettü alıp yeniden dağıtmak, borç verme/finansman yapıları kurmak için uygun.
- IP (fikri mülkiyet) şirketleri: Patent, yazılım, marka gibi IP’lerden elde edilen gelirler için özel rejimler ve avantajlı oranlar kullanılabilir.
- Uluslararası ticaret ve hizmet şirketleri: Özellikle AB’ye satış yapan e-ticaret, SaaS, danışmanlık ve ajans işleri için sık tercih edilir.
Dikkat edilmesi gerekenler
- AB, son yıllarda economic substance kurallarını sertleştirdi. Sadece kağıt üzerinde kurulmuş, fiili yönetimi başka bir ülkede olan şirketler, hem Kıbrıs’ta hem de grup ülkelerinde risk yaratabilir.
- Bankacılık tarafında iş modelinin netliği, fon kaynağı ve para akışı şeffaflığı zorunlu. Kripto, yüksek riskli finans, forex vb. alanlarda daha detaylı inceleme ile karşılaşmak mümkün.
Doğru kurgulandığında Kıbrıs, Türkiye’den veya diğer ülkelerden Avrupa’ya açılan şirketler için güçlü bir vergi ve itibar dengesi sağlar.
Malta: Nominalde yüksek, efektifte düşük vergi ile AB içi yapı
Vergi ve yapı
Malta’da yasal kurumlar vergisi oranı %35tir. Ancak yabancı ortaklı yapılarda uygulanan vergi iadesi mekanizması sayesinde, efektif kurumlar vergisi çoğu yapıda %5–10 bandına inebilir.
Malta ayrıca:
- Tam AB üyesidir; finansal pasaport ve birçok DTA avantajı sağlar.
- Fon yapıları, sigorta, gaming ve fintech gibi regüle sektörler için bilinen bir merkezdir.
Avantajlar
- Holding ve ticaret şirketleri için iyi kurgulandığında oldukça düşük efektif vergi imkânı sunar.
- Gelişmiş finansal hizmetler altyapısı; lisanslı gaming, fintech ve yatırım fonu yapıları için yerleşik bir ekosistem vardır.
Dezavantajlar ve kullanım alanı
- Uyum ve raporlama yükü yüksektir; detaylı muhasebe, denetim ve yıllık raporlama süreçleri gerekir.
- AB kurumları nezdinde son yıllarda daha yoğun denetim görmüştür; lisans ve banka açılış süreçleri daha titiz ilerler.
Malta, özellikle yüksek ciroya ve kâr marjına sahip, AB regülasyonuna tam uyumun itibar açısından kritik olduğu işlerde (fintech, yatırım, i-gaming, lisanslı platformlar vb.) mantıklı bir tercihtir.
İrlanda: Tech ve SaaS şirketleri için Avrupa üssü
Vergi rejimi ve DTA ağı
İrlanda, ticari gelirler için %12,5 kurumlar vergisi uygulayan ve AB içindeki en düşük oranlardan birini sunan ülkelerdendir. Geniş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ağına ve güçlü AB entegrasyonuna sahiptir.
Neden bu kadar popüler?
- Teknoloji, SaaS, fintech ve farmasötik şirketler için dünya çapında bilinen bir merkezdir.
- Birçok çok uluslu teknoloji devi, EMEA (Avrupa-Ortadoğu-Afrika) genel merkezlerini İrlanda’ya konuşlandırmıştır.
- Yabancı girişimcilere şirket kurulumunda açık, prosedürleri dijitalleşmiş ve şeffaftır.
Avantaj ve dezavantajlar
- Beyaz liste, yüksek itibar ve AB uyumu sağlar; yatırımcılar, kurumsal müşteriler ve bankalar için “risksiz” bir adres algısı yaratır.
- Büyük ölçekli şirketlerde denetim (audit) zorunluluğu maliyetleri yükseltebilir.
- Yaşam ve iş gücü maliyetleri yüksektir; gerçek ofis ve personel tutulacaksa toplam işletme maliyeti artar.
İrlanda, AB içinde yüksek itibar ve gerçek operasyon kurmayı hedefleyen, özellikle teknoloji odaklı şirketler için ideal bir yapıdır. Salt vergi planlaması için değil, operasyonel bölgesel HQ modeli için düşünülmelidir.
Gibraltar: AB dışı ama Avrupa bağlantılı, bölgesel vergi sistemi
Vergi ve sistemin mantığı
Gibraltar’da kurumlar vergisi yaklaşık %15 seviyesindedir; ancak önemli nokta, bu verginin yalnızca Gibraltar’da elde edilen veya Gibraltar’dan kaynaklanan kârlar üzerinden alınmasıdır.
Öne çıkan özellikler:
- Gibraltar dışındaki kazançlar vergilendirilmez; fiilen bölgesel (territorial) vergi sistemi söz konusudur.
- KDV, sermaye kazancı, miras vergisi yoktur.
- İngiliz ortak hukukuna dayalı sistem; İngilizce konuşulan, UK ile uyumlu finansal ve hukuki yapı.
- Pek çok şirket için 2–5 iş günü içinde kuruluş mümkündür.
Avantajlar ve sınırlamalar
- OECD ve FATF standartlarına uyumlu, bu nedenle klasik “vergi cenneti” algısından daha uzaktır; “mid-shore” olarak anılır.
- Brexit sonrası AB üyesi değildir; AB tek pazarına doğrudan erişim kısıtlıdır.
- İş modeline göre, banka hesabı ve ödeme hizmetleri için başka ülkelerde ek hesaplar açmak gerekebilir.
Gibraltar, uluslararası danışmanlık, online hizmet, IP tutma, trading gibi yabancı kaynaklı gelir ağırlıklı, AB içi fiili operasyonu sınırlı iş modelleri için uygun bir alternatiftir.
Gürcistan: Düşük maliyetli, yükselen Avrupa çevresi merkezi
Konum ve genel profil
Gürcistan, AB üyesi değil; ancak coğrafi olarak Avrupa’ya ve özellikle Doğu Avrupa pazarlarına yakındır. Düşük işletme maliyetleri, sade mevzuat ve yabancı yatırımcılara açık politikası ile son yıllarda bölgesel bir “offshore/nearshore” alternatifi haline gelmiştir.
Temel avantajlar
- Şirket kuruluşu görece hızlı ve masraf düzeyi düşüktür.
- Bazı alanlarda özel vergi rejimleri (serbest sanayi bölgeleri, belirli IT/hizmet modelleri için avantajlar) bulunabilir.
- Operasyonel maliyetler (personel, ofis kiraları, genel giderler) AB içi ülkelere göre oldukça düşüktür.
Dikkat edilmesi gerekenler
- AB üyesi olmadığı için, AB tek pazarı avantajlarından doğrudan yararlanmaz.
- Bazı sektörlerde alıcı ve yatırımcılar, itibar açısından AB içi bir adresi tercih edebilir.
Gürcistan, özellikle maliyet duyarlı, bölgesel hizmet ve yazılım odaklı iş modelleri için düşünülebilir; AB dışında ama Avrupa çevresinde konumlanmak isteyenler için “bütçe dostu” bir opsiyon sunar.
Hollanda ve Lüksemburg: Treaty holding ve yapılandırma merkezleri
Hollanda ve Lüksemburg, klasik anlamda offshore merkezlerden çok “treaty ülkeleri” olarak öne çıkar. Yani asıl güçleri, geniş ve güçlü çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ağı ve AB direktiflerinden yararlanabilen holding yapılarından gelir.
Hollanda
- Şirketler için nominal vergi oranı nispeten yüksektir; ancak katılım (participation) istisnası gibi düzenlemelerle holding seviyesinde bazı gelirler vergiden muaf olabilir.
- Uluslararası yatırım fonları, büyük ölçekli holdingler ve lisanslama yapıları için güçlü bir hukuki ve vergi altyapısı vardır.
Lüksemburg
- Yüksek katma değerli finansal ürünler, fonlar ve varlık yönetimi için uzun yıllardır kullanılan bir merkezdir.
- SOPARFI tipi holding yapıları, temettü ve sermaye kazançları üzerinde etkin bir planlama imkânı sunabilir.
Bu iki ülke, genellikle orta-büyük ölçekli, çok ülkeli yatırım ve holding yapıları için daha uygundur. Küçük ve orta ölçekli KOBİ’ler veya tek ülke – tek merkez mottosu ile yola çıkanlar için maliyetleri ve karmaşıklığı fazla olabilir.
Hangi ülke, hangi senaryoda mantıklı?
Genelleme olmamak kaydıyla, aşağıdaki eşleştirmeler bir başlangıç bakışı sağlayabilir:
- Türkiye merkezli bir e-ticaret / SaaS şirketi, AB’ye açılmak istiyor:
- Kıbrıs veya İrlanda; Kıbrıs daha düşük maliyetli, İrlanda daha yüksek itibar ve gerçek operasyon için.
- Regüle fintech/gaming işi, AB lisans ve itibarı önemli:
- Malta güçlü bir aday; ek olarak İrlanda belirli fintech modellerinde düşünülebilir.
- Uluslararası danışmanlık, IP lisanslama, trading – AB içi fiziksel operasyon düşük:
- Gibraltar veya Kıbrıs, iş modeline ve hedef pazarlara göre değerlendirilebilir.
- Çok ülkeli yatırım portföyü, fon veya büyük holding yapısı:
- Hollanda veya Lüksemburg; ancak burada proje bazlı detaylı vergi-hukuk analizi şarttır.
- Düşük maliyetli, yakın coğrafyada bir merkez arayan yazılım/hizmet şirketleri:
- Gürcistan, operasyonel maliyet avantajlarıyla öne çıkar.
Offshore şirket kurarken Corpenza ne sağlar?
Avrupa’da offshore veya “vergi verimli” bir şirket kurarken, tek parametre kurumlar vergisi oranı değildir. Yanlış ülke veya yanlış yapı seçimi; çifte vergilendirme, CFC (kontrol edilen yabancı kurum) riskleri, banka hesabı açamama, müşteriler nezdinde itibar kaybı ve hatta vergi incelemeleri gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Corpenza olarak, Avrupa ve globalde:
- Şirketleşme (Kıbrıs, Malta, İrlanda, Gibraltar, Gürcistan ve ana Avrupa merkezleri),
- Oturum izni ve golden vize programları,
- Uluslararası muhasebe, vergi uyumu ve DTA planlaması,
- Payroll / EOR (bordro, işveren kayıt hizmeti),
- Personel kiralama ve posted worker modeli ile vergi optimizasyonu,
- Yatırımla vatandaşlık çözümleri
alanlarında entegre hizmet veriyoruz.
Bu sayede sadece “şirket tescil eden” değil, şirket + vergi + insan kaynağı + oturum boyutlarını birlikte tasarlayan, uçtan uca bir mimari kurabiliyoruz. Örneğin:
- Kıbrıs’ta holding + Hollanda’da satış şirketi + Türkiye’de operasyon şirketi üçlüsünü, DTA ve AB mevzuatına göre optimize etmek,
- İrlanda’da SaaS şirketi kurarken, aynı anda AB içi remote çalışanlarınızı EOR/payroll modeliyle doğru ülkelerde bordrolamak,
- Gibraltar veya Gürcistan gibi merkezlerde, banka hesabı, substance ve sözleşme tasarımı adımlarını koordineli şekilde yürütmek.
Her ülkenin mevzuatı sürekli güncelleniyor; bu nedenle, şirketleşme kararı öncesinde kişiye/şirkete özel fizibilite ve yapılandırma yapılması, uzun vadede hem vergi hem de uyum maliyetlerini ciddi ölçüde azaltır.
Sonuç: Offshore artık sıfır vergi değil, akıllı yapılandırma demek
Avrupa’da offshore şirket kurmak, eskiden olduğu gibi “bir ada bul, vergi ödeme” yaklaşımıyla ilerlemiyor. Bugün; Kıbrıs, Malta, İrlanda, Gibraltar, Gürcistan ve Hollanda/Lüksemburg gibi merkezler üzerinden hem vergisel hem hukuki açıdan savunulabilir, itibar sahibi yapılar kurmak mümkün.
Doğru ülke seçimi için:
- Faaliyet alanınız, hedef pazarlarınız ve gelir modeliniz,
- Kısa ve orta vadede gerçek ofis / personel tutma niyetiniz,
- Bulunduğunuz ülkenin CFC, çıkış vergisi ve global gelir vergilendirme kuralları
birlikte değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmeyi profesyonel destekle yapmak, ileride oluşabilecek mali ve hukuki riskleri en baştan kontrol altına almanızı sağlar.
Önemli uyarı (disclaimer)
Bu metindeki tüm bilgiler, genel bilgilendirme amacı taşır. Hiçbir bölüm, hukuki, vergisel veya finansal danışmanlık olarak yorumlanmamalıdır. Vergi oranları, istisnalar ve mevzuat; ülkelerin iç hukukları, AB direktifleri ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde sık sık değişebilir.
Herhangi bir ülkede şirket kurmadan, oturum/vatandaşlık programına başvurmadan veya uluslararası vergi planlaması yapmadan önce; ilgili ülkenin güncel resmi mevzuatını ve kendi ülkenizde geçerli vergi düzenlemelerini kontrol etmenizi ve nitelikli bir profesyonelden bire bir danışmanlık almanızı önemle tavsiye ederiz.

