Türkiye, 2026 itibarıyla yatırım, üretim ve istihdamı desteklemek için teşvik ve hibe sistemini kökten yeniledi. Eski “genel – bölgesel – stratejik yatırım” yapısı yerini, Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi, Sektörel Teşvik Sistemi ve Bölgesel Teşvikler ekseninde şekillenen yeni sisteme bıraktı.
Bu tablo, özellikle üretim yapan şirketler, teknoloji girişimleri, yabancı yatırımcılar ve yurt dışına açılmak isteyen KOBİ’ler için büyük fırsatlar yaratıyor. Ancak yeni sistemin detayları, bölge ve sektör bazlı listeler, asgari yatırım tutarları ve 2026’da yapılacak muhtemel güncellemeler, iş insanları için ciddi bir bilgi karmaşası da oluşturuyor.
Aşağıda, 2026’da Türkiye’de geçerli olan başlıca hibe ve teşvikleri; sistemin mantığını, destek türlerini ve dikkat edilmesi gereken kritik noktaları, “tam liste mantığında” ama gerçekçi ve uygulanabilir bir çerçevede bulabilirsiniz.
Türkiye’de 2026 Teşvik Sisteminin Yeni Çerçevesi
Yeni yatırım teşvik sistemi; Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 Yılı Programı, Orta Vadeli Program (OVP) 2026–2028 ve Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi ile uyumlu çalışıyor. 2026, bu programlarda “en kritik yıl” olarak tanımlanıyor; enflasyonun düşürülmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlanması ve deprem sonrası toparlanmanın desteklenmesi temel öncelikler arasında yer alıyor.
Genel çerçeve şöyle:
- Yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun yatırımlara öncelik
- Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm yatırımlarına ilave avantajlar
- Az gelişmiş bölgelere (özellikle 6. Bölge) ek prim ve vergi destekleri
- Makine-teçhizat alımlarında gümrük vergisi + KDV istisnası ve belirli tutarın üzerinde alımlarda hibe niteliğinde donanım desteği
- Kurumsal vergi indirimi, faiz/kâr payı desteği, arsa tahsisi gibi klasik desteklerin devamı
Önemli fark: Eski sistemdeki “gelir vergisi stopajı teşviki” yeni sistemde yer almıyor. Buna karşılık, özellikle makine ve donanım hibesinin çok daha görünür ve güçlü hale geldiğini görüyoruz.
1. Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi Programları
Yeni sistemin omurgasını Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi oluşturuyor. Üç ana alt programdan oluşan bu yapı, yüksek tutarlı ve stratejik yatırımları hedefliyor.
1.1. Teknolojik Girişim Programı, Dijital ve Yeşil Dönüşüm
Teknolojik Girişim Programı, temelde ithal ikamesi sağlayan ve savunma, yüksek teknoloji gibi alanlarda üretim yapan yatırımları hedefliyor. Bu program, iki kritik genişleme ile daha kapsayıcı hale getirildi:
- Dijital Dönüşüm Programı: Üretim ve hizmet süreçlerine ileri dijital teknolojilerin (otomasyon, IoT, bulut, büyük veri, yapay zeka vb.) entegre edildiği yatırımları destekliyor.
- Yeşil Dönüşüm Programı: Enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, atık geri kazanımı, çevre dostu üretim teknolojileri gibi çevresel hedefleri olan projeleri kapsıyor.
Öne çıkan unsurlar:
- Asgari sabit yatırım tutarı: Yüksek teknolojili yatırımlarda yaklaşık 100 milyon TL, diğer alanlarda 200 milyon TL seviyelerinde belirlenmiş durumda (tutarlar her yıl yeniden değerleme ile güncellenebiliyor).
- Destek türleri:
- Makine ve teçhizat için gümrük vergisi ve KDV istisnası
- Yerli üretim makine/donanım için ilave nakdi hibe (donanım desteği) – örneğin 2 milyon TL üzeri ekipman alımlarında bedelin %25’ine kadar
- Kurumsal vergi indirimi
- Faiz/kâr payı desteği
- Yatırım yeri tahsisi
Özellikle savunma, ileri imalat, yazılım, veri merkezleri, temiz enerji teknolojileri gibi alanlarda faaliyet gösteren yatırımcılar için 2026’da en cazip başlıklardan biri bu program olacak.
1.2. Bölgesel Kalkınma Hamlesi Programı
Bölgesel Kalkınma Hamlesi Programı, kalkınmada daha geri kalmış bölgelere yapılacak yatırımları merkeze alıyor. Hangi yatırım konularının hangi illerde bu kapsamda sayılacağı, her yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan listeler ve ekler (Annex’ler) ile güncelleniyor.
Temel özellikler:
- Özellikle 6. Bölge başta olmak üzere, az gelişmiş illerde:
- Daha yüksek oranlı vergi indirimleri
- Uzun süreli SGK işveren primi desteği
- Faiz/kâr payı desteğinde daha yüksek tutarlar
- Yatırım yeri tahsisinde öncelik
- Yatırım konusu listesi bölge bazlı; tarım, gıda işleme, lojistik, turizm, temel imalat alanları sıkça öne çıkıyor.
1.3. Stratejik Girişim Programı
Stratejik Girişim Programı, ekonomiye etkisi yüksek, dış ticaret açığını azaltan ve teknolojik seviye olarak üst segmentte yer alan yatırımları hedefliyor. Bu programa giren yatırımlar genellikle “tam paket” teşvikten yararlanabiliyor:
- Gümrük ve KDV istisnası
- Kurumsal vergi indirimi (yüksek oranlı)
- Makine/donanım hibe desteği
- Faiz veya kâr payı desteği
- Arsa tahsisi
Bu kapsamda hangi sektör ve yatırım türlerinin yer aldığı, düzenli olarak güncellenen listeler ile belirleniyor; ekimya, petrokimya, yarı iletkenler, batarya üretimi, ileri malzeme teknolojileri gibi alanlar öncelikli olarak ele alınıyor.
2. Sektörel Teşvik Sistemi: Öncelikli ve Hedef Yatırımlar
Sektörel teşvikler, iki ana başlık altında toplanıyor: Öncelikli Yatırımlar ve Hedef Yatırımlar. Her iki grupta da gümrük ve KDV istisnası, vergi indirimi, faiz/kâr payı desteği ve yer tahsisi gibi unsurlar ortak; ancak destek oran ve süreleri farklılaşıyor.
2.1. Öncelikli Yatırımlar Teşvik Sistemi
Öncelikli yatırımlar, stratejik öneme sahip ama “projekt bazlı dev yatırım” ölçeğine çıkmayan projeleri kapsıyor. 2026’da öne çıkan alanlardan bazıları:
- Özel eğitim kurumları
- Yaşlı ve engelli bakım merkezleri (en az 100 kişi kapasiteli)
- Veri merkezleri, bulut hizmetleri ve ilgili altyapı yatırımları
- Otomasyonlu seracılık ve ileri tarım teknolojileri
- Ar-Ge yatırımları ve tasarım merkezleri
- Nükleer enerji ve belirli enerji altyapısı projeleri
- Yüksek teknoloji imalat yatırımları (örneğin 500 milyon TL üzeri tutarlar için ilave avantajlar)
- Yenilenebilir enerji üretimi ve kendi tüketimine yönelik enerji yatırımları
- Madencilik, ulaştırma ve lojistik, turizm, lisanslı depoculuk
- Afet etkilerini azaltmaya dönük afet sonrası yeniden yapılanma yatırımları
Bu kapsamda yapılan yatırımlar, bulundukları bölgenin üzerinde bir teşvik seviyesine de alınabiliyor. Örneğin, 3. Bölgede yer alan bir ilde öncelikli yatırım, 4. Bölge destek unsurlarından yararlanabiliyor gibi.
2.2. Hedef Yatırımlar Teşvik Sistemi
Hedef yatırımlar, eklerde (özellikle Annex-3 listelerinde) detaylandırılan, ekonomide dönüştürücü etki beklenen alanları kapsıyor. Öne çıkan bazı sektör başlıkları:
- Tarım / Ormancılık / Balıkçılık
- Seracılık, büyükbaş / küçükbaş / kanatlı hayvancılık işletmeleri
- Su ürünleri yetiştiriciliği (akuakültür)
- Enerji
- Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi
- Enerji depolama sistemleri
- Su ve Atık Yönetimi
- Su toplama, arıtma, geri kazanım faaliyetleri
- Atık geri dönüşüm tesisleri
- Ulaştırma ve Depolama
- Demiryolu, denizyolu, havayolu, boru hattı taşımacılığı
- Liman ve havaalanı yatırımları (sadece yük taşımacılığı, marina hariç)
- Lojistik ve depolama tesisleri
- Konaklama ve Yiyecek
- Otel ve konaklama tesisleri
- Öğrenci yurtları
- Bilişim ve Telekomünikasyon
- Yazılım geliştirme, veri işleme, altyapı hizmetleri
- Profesyonel Hizmetler
- Teknik test ve analiz laboratuvarları
- Hayvan hastaneleri
- İdari Hizmetler
- Çağrı merkezleri
Ayrıca, çevre lisansı gerektiren yatırımlar ve belirli turizm/eğitim/ulaştırma projeleri de hedef yatırım statüsünde desteklenebiliyor.
3. Bölgesel Teşvikler: 2026 Güncel Durum
Bölgesel sistem, illerin gelişmişlik düzeyine göre 6 bölgeye ayrıldığı yapıyı esas almaya devam ediyor; ancak 2026 itibarıyla bazı önemli farklılıklar var.
- Tüm bölgelerde, SGK işveren primi desteği sağlanmaya devam ediyor.
- İlave prim desteği ise sadece 6. Bölge için uygulanıyor ve önceki sisteme göre daha sıkı koşullara bağlı.
- Asgari sabit yatırım tutarları güncellendi:
- 1. ve 2. Bölge: Yaklaşık 12 milyon TL
- 3.–6. Bölgeler: Yaklaşık 6 milyon TL
Her bir il ve sektör için hangi destek unsurlarının, hangi süre ve oranlarda uygulanacağına ilişkin detaylı tablo ve haritalara, Yatırım Ofisi ve ilgili bakanlıkların yayınladığı eklerden ulaşmak mümkün. Bu noktada resmi duyuruları ve 2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programını takip etmek kritik.
4. İstihdam ve Sosyal Güvenlik Teşvikleri (2026)
Yatırım teşvikleri ile doğrudan bağlantılı bir diğer önemli başlık, istihdam üzerindeki SGK yüklerinin hafifletilmesi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 için öne çıkan uygulamalarından biri:
- Her ilave sigortalı çalışan için, sigorta primi işveren hissesi bazında kişi başı 41.000 TL’ye kadar destek (üst sınır).
- Bu düzenlemenin 2026 sonuna kadar uzatılması için çalışmalar yapılıyor.
- Finansman kaynağı, büyüklüğü 560 milyar TL’yi aşan İşsizlik Sigortası Fonundan sağlanıyor.
Bu destekler, işgücünü büyüten ve net istihdam yaratan şirketler için özellikle önemli. Özellikle yurt dışına personel gönderen, posted worker modeli ile personel kiralayan veya EOR (employer of record) çözümleri kullanan şirketler, Türkiye’deki istihdam teşviklerini yurt dışı maliyet optimizasyonu ile birlikte düşünmek zorunda kalıyor.
Burada, çok ülkeyi kapsayan istihdam ve bordro planlamasında; hem Türkiye’deki SGK ve vergi teşviklerinin, hem de çalışanın görev yaptığı ülkedeki vergi/sosyal güvenlik yüklerinin birlikte kurgulanması gerekiyor. Bu nokta, Corpenza’nın uluslararası payroll, EOR ve posted worker uzmanlığının en kritik değer yarattığı alanlardan biri.
5. Makine – Donanım Destekleri ve Vergi Boyutu
2026 sisteminde, makine ve teçhizat yatırımları hem klasik vergi istisnalarıyla hem de nakdi hibelerle destekleniyor. Öne çıkan başlıklar:
- Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat ithalatında gümrük vergisi istisnası
- Aynı kapsamda KDV istisnası
- Belli bir tutarın üzerindeki (örneğin 2 milyon TL) ekipman alımlarında, fatura bedelinin belli oranına (örneğin %25’e kadar) nakdi donanım hibe desteği
Eski sistemde sık kullanılan gelir vergisi stopaj teşviki yeni çerçevede yer almadığı için, yatırımcılar için denge şu şekilde değişiyor:
- Kısa vadede, yatırım döneminde nakit çıkışını azaltan donanım hibeleri ve vergi istisnaları daha önemli hale geldi.
- Orta – uzun vadede ise, kurumsal vergi indirimi ve SGK işveren primi destekleri toplam maliyeti düşürüyor.
Bu noktada, özellikle çok ülkeli yapı kuran yatırımcılar için, Türkiye’deki bu vergi avantajlarının; örneğin Avrupa’da kurulan holding yapıları, iştirakler veya şubeler üzerinden nasıl optimize edileceği, profesyonel planlama gerektiriyor.
6. Eğitim – Burs Programları: Türkiye Bursları 2026
Doğrudan şirketler için olmasa da, uluslararası insan kaynağı ve yetenek çekimi açısından önemli bir başlık: Türkiye Bursları / Turkey Government Scholarship 2026.
Bu program, Türkiye’de lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilere yönelik tam burs sağlıyor:
- Öğrenim ücreti
- Konaklama
- Sağlık sigortası
- Uçak biletleri
- Aylık burs:
- Lisans: 4.500 TL
- Yüksek lisans: 6.500 TL
- Doktora: 9.000 TL
- Başvuru dönemi: 10 Ocak – 20 Şubat 2026
Programın detayları ve başvuru koşulları için Türkiye Bursları resmi internet sitesini inceleyebilirsiniz.
Türkiye’de faaliyet gösteren ve uluslararası ekipler kuran şirketler için, bu burslu öğrenciler mezuniyet sonrası potansiyel nitelikli çalışan havuzu anlamına da geliyor.
7. 2026 Makro Çerçeve: Neden Teşvikler Bu Kadar Agresif?
2026–2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ve 2026 Bütçesi, teşvik sisteminin arkasındaki politik öncelikleri net şekilde ortaya koyuyor:
- Bütçe gelirlerinde %30,5 artış öngörüsü ile 16,27 trilyon TL seviyesinde gelir hedefi
- Enflasyonun 2028 itibarıyla %16 civarına çekilmesi hedefi
- İstihdamda artış ve işsizlik oranının 2028’de %7,8’e çekilmesi hedefi
- Yeşil ve dijital ekonomi dönüşümü için güçlü kamu yatırımları
- Deprem sonrası yeniden inşa ve güçlendirme için yaklaşık 90 milyar TL ayrılması
Bu hedefler, yatırım ve istihdam teşviklerinin 2026’da neden bu kadar geniş ve odaklı tasarlandığını açıklıyor. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, yüksek teknoloji üretimi ve bölgesel kalkınma eksenindeki projeler, sistemin merkezine alınmış durumda.
8. Yurt Dışına Açılan Şirketler İçin Teşviklerin Stratejik Kullanımı
Türkiye’de yatırım teşviklerinden yararlanmak, sadece iç pazara yönelik yatırımlar için değil, global açılım planı olan şirketler için de kritik avantajlar sunuyor. Özellikle şu alanlarda entegre planlama gerekli:
- Yurt dışında şirketleşme (örneğin Almanya, Hollanda, Estonya, BAE vb.)
- Yurtdışına personel gönderimi (posted worker modeli)
- EOR (employer of record) ve uluslararası bordro çözümleri
- Birden fazla ülkede eş zamanlı vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri
Örneğin:
- Türkiye’de yatırım teşvik belgesi ile fabrika kuran bir üretici, Avrupa’da kurduğu şirket üzerinden dağıtım yapabilir.
- Türkiye’deki istihdam için SGK prim desteği alırken, Avrupa’daki personeli için posted worker veya EOR modeli kullanarak vergi ve prim maliyetlerini optimize edebilir.
- Yüksek teknoloji yatırımları için Türkiye’den aldığı donanım hibesi ve vergi teşviklerini, global vergi planlamasına entegre ederek, toplam maliyetini aşağı çekebilir.
Bu aşamada, yalnızca Türkiye mevzuatını değil, hedef ülke vergi ve iş hukuku düzenlemelerini de bilen bir ekip ile çalışmak kritik hale geliyor. Corpenza, hem Türkiye’de yatırım ve teşvik planlaması hem de Avrupa ve diğer pazarlarda şirketleşme, oturum, bordro ve vergileme konularını birlikte ele alarak, şirketlere uçtan uca bir strateji oluşturma imkânı sunuyor.
9. 2026 İçin “Tam Liste” Beklentisi ve Gerçekçi Yaklaşım
Uygulamada sık karşılaşılan bir beklenti, “2026 Türkiye hibe ve teşvikler tam listesi” başlığı altında, tüm sektör ve iller için geçerli tek ve sabit bir listeye ulaşmak. Ancak sistemin teknik yapısı nedeniyle bu mümkün değil:
- Hangi yatırımın hangi teşvikten yararlanacağı, sektöre, coğrafi bölgeye, yatırım tutarına ve kullanılan teknolojilere bağlı.
- Birçok detay; ek listeler (Annex’ler), yıllık programlar ve Resmi Gazete kararları ile yıl içinde güncelleniyor.
- Özellikle öncelikli ve hedef yatırımlar listesi, ülkenin ekonomik önceliklerine göre revize ediliyor.
Dolayısıyla, 2026 için sağlıklı bir yol haritası şu adımlardan geçiyor:
- Mevcut ve planlanan yatırım / iş modeli analizini yapmak
- Sektör ve bölge bazında hangi teşviklerin teorik olarak mümkün olduğunu tespit etmek
- Güncel listeleri ve Resmi Gazete kararlarını kontrol etmek
- Gerekirse idarelerle (Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yatırım Ofisi vb.) ön görüşmeler yapmak
- Yatırım teşvik belgesi başvurusunu, uzun vadeli global strateji ile uyumlu şekilde hazırlamak
Sonuç: 2026, Doğru Konumlanan Yatırımcı İçin Fırsat Yılı
Türkiye’nin 2026 teşvik sistemi; yüksek teknoloji, yeşil dönüşüm, istihdam artışı ve bölgesel kalkınma odaklı, oldukça iddialı bir çerçeve sunuyor. Gümrük ve KDV istisnaları, makine/donanım hibeleri, vergi indirimleri, faiz/kâr payı destekleri ve SGK prim teşvikleri; doğru kurgulandığında, bir yatırımın toplam maliyetini ciddi oranda aşağı çekebiliyor.
Öte yandan, sistemin bölge ve sektör bazlı çok katmanlı yapısı, özellikle yurt dışına açılmayı planlayan ve birden fazla ülke ile çalışan şirketler için profesyonel rehberliği zorunlu kılıyor. Hem Türkiye’deki teşvik sistemini hem de global şirketleşme, vergi ve mobilite boyutunu bir arada ele almak; 2026’nın sunduğu fırsatları gerçek anlamda değerlendirebilmenin anahtarı.
Corpenza, Avrupa ve küresel ölçekte şirketleşme, oturum ve yatırım yoluyla vatandaşlık süreçlerinin yanında, uluslararası muhasebe, bordro (payroll/EOR), posted worker modeli ile personel kiralama ve vergi optimizasyonu alanlarında bütüncül çözümler sunarak, Türkiye’deki teşvikleri de kapsayan entegre bir yatırım ve mobilite stratejisi kurgulamanıza yardımcı olabilir.
Önemli Uyarı (Disclaimer)
Bu metinde yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki, finansal veya vergi danışmanlığı niteliğinde değildir. Mevzuat, teşvik programları ve başvuru koşulları sık sık güncellenebildiği için, yatırım veya istihdam kararı almadan önce mutlaka güncel resmi kaynakları (bakanlık duyuruları, Resmi Gazete, Yatırım Ofisi vb.) kontrol edin ve alanında uzman profesyonellerden danışmanlık alın. Buradaki özetler, 2026 yılına ilişkin kamuya açık veriler ve uluslararası raporlara dayanmakta olup, her somut olay için ayrıca değerlendirme yapılması gereklidir.

