Yurtiçi ve Yurtdışı Vergi Mukimliği: Neden Bu Kadar Önemli?
Türkiye’de yaşıyor, aynı anda birden fazla ülkeden gelir elde ediyor veya başka bir ülkeye taşınmayı planlıyorsanız; “vergi mukimliği (tax residency)” statünüz, ne kadar vergi ödeyeceğinizi ve hangi ülkeye beyan vereceğinizi doğrudan belirler.
Birçok kişi, “Benim oturum iznim X ülkesinde, vatandaşlığım Y ülkesinde, şirketim Z ülkesinde; peki ben vergi açısından nerenin ‘mukimiyim’?” sorusuna net bir cevap veremiyor. Yanlış veya eksik planlama ise:
- Aynı gelir için iki ülkede birden vergi ödeme (çifte vergilendirme),
- Yanlış ülkede beyanname verme ya da hiç vermeme nedeniyle vergi cezaları,
- Yurtdışına taşınırken veya yatırım alırken beklenmedik vergi maliyetleri
gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Bu yazıda, Türkiye’de ve yurtdışında vergi mukimliği arasındaki temel farkları; OECD modeli, Avrupa ülkeleri, İngiltere ve ABD uygulamaları çerçevesinde, pratik ve karşılaştırmalı bir dille inceleyeceğiz. Ayrıca Türkiye’den yurtdışına açılan veya yurtdışında çalışan profesyoneller için ne anlama geldiğini ve bu süreçlerde Corpenza’nın nasıl destek olabileceğini de ele alacağız.
1. Vergi Mukimliği Nedir? (Tax Residency Temel Prensipleri)
Dünya genelinde çoğu ülke, bireyleri iki ana kategoriye göre vergilendirir:
-
Vergi mukimi (tax resident – tam/klasik mükellefiyet):
İlgili ülke, kişinin dünya çapındaki (worldwide) tüm gelirini vergileme hakkına sahip olur. -
Vergi mukimi olmayan (non-resident – dar/sınırlı mükellefiyet):
Kişi sadece o ülkede elde ettiği, yani kaynağı o ülkede olan (source-based) gelirler üzerinden vergilendirilir.
Bu prensip; Türkiye, AB ülkeleri, İngiltere ve çoğu gelişmiş ülke için geçerlidir. Ancak kritik fark, “kim, ne zaman o ülkenin vergi mukimi sayılır?” sorusuna verilen yanıtta ortaya çıkar:
- Bazı ülkeler neredeyse sadece gün sayısı (183 gün kuralı) üzerinden karar verir.
- Bazıları merkez-i hayatî menfaatler (center of vital interests), daimi ev, aile, iş, ekonomik bağlar gibi unsurları dikkate alır.
- ABD gibi istisnai ülkeler ise vatandaşlık esaslı vergilendirme uygular.
2. Türkiye’de Vergi Mukimliği Kuralları
2.1. Kimler Türkiye’de Vergi Mukimidir?
Türk Gelir Vergisi Kanunu ve uluslararası vergi rehberlerine göre, Türkiye’de bir kişi aşağıdaki durumlardan biri varsa vergi mukimi (resident) sayılır:
-
İkametgâhı (domicile) Türkiye’dedir:
Yani kişinin yerleşmek niyetiyle sürekli kaldığı yer Türkiye’dir. -
Bir takvim yılı içinde 6 aydan (183 günden) fazla Türkiye’de kalmıştır:
Genel kural, 183 günü aşan fiziksel varlığın, Türkiye’de yerleşiklik karinesi oluşturmasıdır. -
Türk vatandaşı olup, yabancı ülkede vergi mukimi olduğuna dair belge sunamıyorsa:
Aksi ispat edilmedikçe, Türkiye’de yerleşik kabul edilebilir ve tam mükellef sayılabilir.
2.2. 6 Aydan Fazla Kalsam Her Zaman Mukim Sayılır mıyım?
Hayır. Özellikle yabancı uyruklular için önemli istisnalar var. Aşağıdaki amaçlarla Türkiye’de 6 aydan (183 günden) fazla kalmak, her zaman vergi mukimliği doğurmaz:
- Belirli ve süreli bir proje için geçici görevlendirme,
- Turizm / tatil amaçlı uzun konaklama,
- Eğitim (üniversite, dil okulu vb.),
- Sağlık (tedavi) amacıyla geçici kalış.
Bu durumda, kişinin asıl yerleşim niyeti ve kalışın geçici olup olmadığı önem kazanır. Örneğin, Türkiye’de 8 ay tedavi gören bir kişi, başka bir ülkenin vergi mukimi olmaya devam edebilir.
2.3. Türkiye’de Vergi Mukimi Olmanın Sonucu: Worldwide Income
Türkiye bakımından sonuç net:
-
Resident (tam mükellef):
Türkiye’de yerleşik olan veya bir takvim yılında 183 günden fazla kalan kişi, dünya çapındaki tüm gelirini Türkiye’de beyan etmekle yükümlüdür (çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları saklı). -
Non-resident (dar mükellef):
Türkiye’de yerleşik olmayan veya 183 gün eşiğini aşmayan kişi, sadece Türkiye kaynaklı gelirleri üzerinden Türkiye’de vergilendirilir (Türkiye’deki maaş, kira, ticari kazanç, serbest meslek geliri vb.).
Dolayısıyla, yurt dışından maaş, serbest meslek geliri, temettü, faiz veya kira geliri elde eden kişiler için, Türkiye’de vergi mukimi olup olmamak doğrudan beyan kapsamını değiştirir.
3. Yurtdışında Vergi Mukimliği: Genel Model ve Öne Çıkan Ülkeler
3.1. Çoğu Ülkenin Ortak Noktası: Residence-Based Taxation
Türkiye gibi, çoğu ülke “ikamet esaslı vergilendirme (residence-based taxation)” uygular:
- Vergi mukimleri → worldwide income üzerinden vergilenir.
- Non-resident’ler → Yalnızca o ülkede elde edilen, kaynak bazlı gelir üzerinden vergilenir.
Ancak, resident sayılma kriterleri ülke bazında ciddi farklılıklar gösterir.
3.2. Sadece Gün Sayısı Üzerinden Giden Ülkeler
Bazı ülkeler, basitleştirilmiş şekilde neredeyse yalnızca 183 gün kuralına bakar:
- Bir takvim yılında 183 günden fazla ülkede kalırsanız → tax resident,
- 183 günden az kalırsanız → non-resident.
Bu model, özellikle daha az karmaşık vergi sistemine sahip ya da kısa dönemli göç alan ülkelerde yaygındır. Avantajı basitlik; dezavantajı ise, kişinin gerçek ekonomik ve sosyal bağlarını tam yansıtmamasıdır.
3.3. Bağlar Üzerinden Giden Ülkeler: Örnek İngiltere ve OECD Modeli
Bazı ülkeler, daha sofistike “bağ testi (ties test)” uygular. Örneğin:
- İngiltere, “statutory residence test” ile; gün sayısına ek olarak, şu bağları dikkate alır:
- Aile ve çocuklar nerede yaşıyor?
- Sürekli ev (permanent home) nerede?
- İş yeri veya şirket merkezi nerede?
- Banka hesapları, sosyal hayat, kulüp üyelikleri nerede?
- OECD Model Vergi Anlaşması, özellikle çifte mukimlik durumunda:
- Permanent home (daimi ev),
- Center of vital interests (hayati menfaatlerin merkezi),
- Habitual abode (alışılmış kalış yeri),
- Nationality (uyruk)
gibi kriterlerle, hangi ülkenin sizi vergi mukimi sayacağına karar vermek için “tie-breaker rules” öngörür.
Bu yaklaşım, özellikle birden fazla ülkede ev, iş, aile bağı olan kişilerin durumunu netleştirmede kritik rol oynar.
3.4. İstisnai Model: ABD’nin Citizenship-Based Taxation Sistemi
ABD, dünya genelinde istisnai bir model uygular:
- ABD vatandaşları ve green card sahipleri, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, dünya çapında elde ettikleri gelirleri ABD’ye beyan etmek zorundadır.
- Buna ek olarak, yaşadıkları ülkenin de vergi mukimi olabilirler; yani fiilen iki ülkenin vergi radarına girerler.
Çifte vergilemeyi azaltmak için:
- ABD ile ilgili ülke arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması (tax treaty),
- Foreign Tax Credit (Yurtdışında ödenen vergilerin mahsubu),
- Foreign Earned Income Exclusion gibi istisnalar
kullanılır. Ancak prensip değişmez: ABD vatandaşlığı, vergi yükümlülüğünü neredeyse ömür boyu sürdürür. Bu, Türkiye dahil çoğu ülkenin ikamet esaslı modelinden temelde farklıdır.
4. Türkiye ve Diğer Ülkeler Arasında Temel Fark Başlıkları
4.1. İkamet Kriteri: 183 Gün, Domicile ve Bağlar
Türkiye’nin yaklaşımı özetle şöyledir:
- 183 gün + “domicile” + “yerleşme niyeti” odaklıdır.
- Turizm, eğitim, sağlık, belirli proje gibi geçici amaçlarla 6 aydan uzun kalmak, tek başına vergi mukimliği yaratmayabilir.
Diğer ülkelerde ise:
- Kimi ülkeler yalnızca gün sayısı üzerinden (“183 gün” kuralı) karar verir.
- Kimileri ise ileri bağ testleri uygular:
- Aile ve çocukların bulunduğu ülke,
- Sürekli evin bulunduğu ülke,
- İş, şirket, aktif ticari faaliyet yeri,
- Banka hesapları, sosyal hayat, eğitim, sağlık hizmetleri vb.
Özellikle aynı anda hem Türkiye’de hem de bir AB ülkesinde önemli bağları olan kişiler için, hangi ülkenin sizi vergi mukimi sayacağı; hem iç hukuk hem de ilgili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının “tie-breaker” kuralları ile belirlenir.
4.2. Worldwide Income Yaklaşımı: Türkiye vs. Diğer Ülkeler
Türkiye’de vergi mukimiyseniz:
- Ücret, serbest meslek, kira, faiz, temettü vb. tüm dünya geliriniz için Türkiye’de beyan yükümlülüğünüz doğabilir.
- Yurtdışında aynı gelir için vergi ödediyseniz, ilgili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ve iç mevzuat çerçevesinde mahsup (foreign tax credit benzeri) imkanınız olabilir.
Diğer ülkelerde:
- Genel prensip yine worldwide income’dır; ancak:
- Hangi gelir türlerinin istisna olduğu,
- İndirim, muafiyet ve vergi kredilerinin kapsamı,
- Vergi oranlarının yapısı (dilimler, aile indirimleri, çocuk yardımları vb.)
ülkelere göre değişir.
- Bazı ülkeler, fiilen teritoryal sisteme yakın istisnalar getirerek, sadece ülke içi gelirleri vergileme eğilimi gösterebilir.
4.3. Çifte Vergilendirme ve Tax Treaty Farkları
Türkiye, 80’den fazla ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması (DTA) imzalamıştır. Bu anlaşmalar genelde:
- Hangi gelir türünü (ücret, emekli maaşı, temettü, faiz, telif, gayrimenkul kirası vb.) hangi ülkenin vergileyeceğini belirler.
- Eğer her iki ülke de vergilerse, mahsup (tax credit) veya istisna yöntemlerinden hangisinin uygulanacağını tarif eder.
- Kişi her iki ülkede de tax resident sayılıyorsa, OECD modeline uygun:
- Daimi ev,
- Hayati menfaatlerin merkezi,
- Alışılmış kalış yeri,
- Uyruğu
gibi kriterlerle bağlayıcı tie-breaker kuralları getirir.
Farklı ülkeler, farklı sayıda ve kapsamda DTA’ya sahiptir. Örneğin bazı ülkelerde:
- Emekli maaşları sadece ikamet edilen ülkede vergilenirken,
- Başka bir anlaşmada hem kaynak hem ikamet ülkesinde vergi doğup mahsup yöntemi uygulanabilir.
Türkiye’nin otomatik bilgi değişimi (CRS) çerçevesinde OECD standartlarına uyumu hakkında detaylı bilgilere OECD’nin Türkiye vergi mukimliği notundan ulaşabilirsiniz.
5. Türkiye’de Vergi Mukimliği: Pratik Etkiler ve Maliyet Boyutu
5.1. Hangi Geliri Nerede Beyan Edeceksiniz?
Türkiye’de resident (tam mükellef) iseniz:
- Türkiye içi + yurtdışı tüm gelirleriniz için Türkiye’de beyanname verme yükümlülüğünüz olabilir.
- Örneğin:
- Almanya’daki işinizden maaş,
- İngiltere’deki bir limited şirketten temettü,
- ABD’deki bir borsa hesabından faiz/kar payı,
- Yurtdışındaki gayrimenkullerinizden kira
gibi gelirleri, Türkiye’de de gündeminize almak zorunda kalabilirsiniz.
- Ancak, ilgili ülke ile Türkiye arasındaki DTA hükümleri ve o ülkede ödediğiniz vergiler, nihai vergi yükünüzü azaltabilir.
Türkiye’de non-resident (dar mükellef) iseniz:
- Sadece Türkiye kaynaklı gelirleriniz için Türkiye’de vergi ödersiniz.
- Örneğin, Türkiye’de:
- Bir daireyi kiraya verdiyseniz kira,
- Kısa süreli bir proje kapsamında hizmet verdiyseniz serbest meslek kazancı,
- Geçici bir çalışma için maaş aldıysanız ücret
üzerinden vergi gündeme gelir.
5.2. Vergi Oranları ve Yük
Türkiye’de bireysel gelir vergisi sistemi artan oranlı (progressive) bir yapıya sahiptir ve oranlar yaklaşık %15–%40 bandında seyreder.
Non-resident kişiler için de kural olarak aynı tarifeler uygulanır; ancak:
- Pek çok gelir türü için stopaj (withholding tax) yoluyla nihai vergi alınabilir.
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, bazı gelirlerde oranı düşürebilir veya istisna getirebilir.
Bu nedenle, özellikle Türkiye ve başka bir ülkede aynı gelire ilişkin vergi ödüyorsanız, hangi ülkeye ne kadar ödemeniz gerektiğini doğru modellemek, vergi maliyetinizi ciddi şekilde etkiler.
6. Kimler İçin Kritik? Global Mobil Profesyoneller, Yatırımcılar ve Şirketler
Vergi mukimliği farkları en çok şu grupları etkiler:
- Yurtdışında çalışan Türk profesyoneller (expat’ler),
- Türkiye’de yaşayan ama gelirinin bir kısmını yurtdışından elde eden yatırımcılar ve freelancer’lar,
- Yurt dışına personel gönderen Türk şirketleri (posted worker modeliyle),
- Yabancı ülkelerde şirket kuran girişimciler,
- Golden visa, oturum izni veya yatırımla vatandaşlık düşünen varlıklı bireyler.
Bu gruplar için yanlış kurgulanmış bir vergi mukimliği stratejisi:
- Hem Türkiye’de hem faaliyet gösterilen ülkede ağır vergi yükü,
- Uyumsuz payroll/bordro süreçleri (özellikle personel kiralama ve EOR modellerinde),
- Vergi idareleri nezdinde inceleme ve cezalar
gibi riskler doğurabilir.
7. Corpenza Perspektifi: Uluslararası Vergi Mukimliği ve Mobiliteyi Nasıl Yönetiyoruz?
Corpenza olarak; Türkiye’de yerleşik olup yurtdışına açılan, yurtdışında yerleşik olup Türkiye’de yatırım yapan veya birden fazla ülkede eşzamanlı faaliyet gösteren kişi ve şirketlerle çalışıyoruz. Özellikle:
- Şirketleşme (Türkiye, Avrupa, İngiltere vb.),
- Oturum izni ve golden visa programları,
- Uluslararası muhasebe ve vergi raporlaması,
- Payroll / bordro ve EOR (Employer of Record) çözümleri,
- Posted worker modeliyle yurtdışına personel gönderme ve vergi optimizasyonu,
- Yatırımla vatandaşlık ve varlık yapılandırması
gibi alanlarda, vergi mukimliği kurallarını merkeze alarak planlama yapıyoruz.
Uygulamada tipik olarak şu adımları izleriz:
- Mevcut ve hedef ülkelerdeki vergi mukimliği statünüzü analiz ederiz (Türkiye, AB, İngiltere, ABD vb.).
- İlgili ülkeler arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını dikkate alarak, gelir türleriniz için en uygun yapıyı kurgularız.
- Şirket, şahıs ve bordro yapınızı; yasal uyum + vergi optimizasyonu + mobilite esnekliği üçgeninde yeniden tasarlarız.
- Yurt dışına personel gönderirken, hem Türkiye’de hem hedef ülkede:
- Hangi ülkenin vergi ve sosyal güvenlik açısından “esas işveren” sayılacağı,
- Personelin hangi ülkede “tax resident” olacağı,
- Hangi ülkede bordro kesileceği ve primlerin nereye ödeneceği
gibi konuları netleştiririz.
Böylece, hem bireyler hem şirketler için, vergi mukimliği karmaşasını yönetilebilir ve öngörülebilir bir çerçeveye oturtuyoruz.
8. Sonuç: Vergi Mukimliği Stratejiktir, Tesadüfe Bırakmayın
Türkiye’de ve yurtdışında vergi mukimliği arasındaki farklar; sadece hukuki bir teknik detay değil, doğrudan nakit akışınızı, yatırım getirilerinizi ve global hareket özgürlüğünüzü etkileyen stratejik bir unsurdur.
Özetle:
- Türkiye’de mukimseniz, dünya geliriniz Türkiye radarına girer; çifte vergilendirme anlaşmalarıyla yükünüzü optimize etmeniz gerekir.
- Başka bir ülkede mukimseniz, Türkiye’deki gelirleriniz için dar mükellefiyet rejimini ve ilgili DTA hükümlerini doğru uygulamanız gerekir.
- Birden fazla ülkede bağınız varsa, hangi ülkenin sizi “asıl” vergi mukimi sayacağı, hem iç hukuk hem de OECD modeline dayanan tax treaty kurallarıyla belirlenir.
Uluslararası mobilite, şirketleşme, yurtdışına personel gönderme ve yatırımla vatandaşlık gibi süreçlerde; vergi mukimliği kararını baştan doğru kurgulamak, sonradan çıkacak maliyetleri ve riskleri ciddi ölçüde azaltır. Bu noktada, hem uluslararası vergi mevzuatını hem de pratik uygulamayı bilen profesyonel ekiplerle çalışmak kritik hale gelir.
Sorumluluk Reddi (Disclaimer)
Bu yazı, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler hukuki, vergisel veya finansal danışmanlık niteliği taşımaz. Vergi mevzuatı sık sık değişebilir; her ülkenin iç hukuku ve Türkiye’nin imzaladığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları farklı sonuçlar doğurabilir.
Vergi mukimliği ve beyan yükümlülüklerinizle ilgili karar almadan önce, güncel resmi kaynakları (örneğin OECD ve ilgili vergi idareleri) kontrol etmenizi ve nitelikli bir vergi danışmanı veya avukattan profesyonel destek almanızı öneririz. Corpenza, ancak ayrı bir sözleşme ve bireysel değerlendirme çerçevesinde profesyonel hizmet sunabilir; bu metin tek başına karar alma zemini oluşturmaz.

