Çin’den Türkiye’ye ithalat, 2026’ya girerken hâlâ ciddi fırsatlar barındırıyor; ancak artık “AliExpress’ten koli koli mal çekme” kolaylığında değil. Küçük paket e‑ticaret modeli sıkı denetime girdi, oyuncak–ayakkabı–deri gibi riskli ürünlerde posta/kurye yolu neredeyse kapandı, otomotivde ise ek vergiler oyunu baştan yazdı.
Bu rehberde 2026’da Çin’den Türkiye’ye ithalat yapmak isteyen şirketler için; güncel mevzuat, riskli sektörler, vergi yükleri ve pratik yol haritasını adım adım inceleyeceğiz. Yazının sonunda da bu karmaşık zeminde profesyonel planlama yapmanın neden kritik olduğunu ve Corpenza’nın burada nasıl fark yarattığını özetleyeceğiz.
Türkiye–Çin ticaretinde 2026 fotoğrafı: Büyük hacim, büyük dengesizlik
Çin, Türkiye’nin en büyük ithalat tedarikçilerinden biri olmaya devam ediyor. 2024 itibarıyla Türkiye’nin Çin ile ticaret açığı yaklaşık 44–45 milyar ABD doları seviyesinde ve bu fark, resmi raporlarda “yapısal” bir sorun olarak tanımlanıyor.
Türkiye’nin Çin’den başlıca ithalat kalemleri:
- Elektronik ve elektrikli cihazlar
- Tekstil, hazır giyim, ev tekstili
- Makine ve ekipman
- Oyuncaklar
- Ayakkabı, çanta, deri ürünleri
- Otomotiv ve yedek parça
Bu tablo, 2026’da Çin’den Türkiye’ye ithalat yapmak isteyen şirketler için iki önemli mesaj taşıyor:
- Elektronik, tekstil, makine gibi kategorilerde hacim ve rekabet gücü yüksek; tedarik ve fiyat avantajı devam ediyor.
- Oyuncak, ayakkabı, deri, otomotiv gibi alanlarda ise mevzuat sertleşiyor, denetim artıyor; yanlış modelle giriş yapan firmalar ciddi risk taşıyor.
Genel trend: Küçük paket e‑ticaret ve “dropshipping” modeli daralıyor
Türkiye, AB ve ABD ile paralel biçimde Çin menşeli ucuz e‑ticaret ürünlerine karşı sınır hattını sertleştirdi. 2024–2025 düzenlemeleri 2026’da tam etkisini gösterecek:
- Yurt dışı hızlı kargo / posta alışveriş limiti 150 €’dan 30 €’ya düşürüldü.
- 30–1500 € aralığındaki gönderiler için artık tam gümrük işlemi zorunlu.
- Düşük kıymetli gönderiler için kullanılan basitleştirilmiş rejim ciddi şekilde daraltıldı.
- AB ise 150 € altı gönderilerde vergi muafiyetini 2026’dan itibaren kaldırma kararı alarak özellikle Temu, Shein, AliExpress gibi platformları sınırlamaya başladı.
Bu ne anlama geliyor?
- “Dropshipping yaparım, Çin’den her gün küçük paket yollarım” modeli, 2026’da yüksek vergi ve yoğun denetim altına girecek.
- Stoğunuzu “hediye – küçük paket – hızlı kargo” mantığıyla oluşturmak artık hem maliyetli hem riskli.
- İthalatı şirket üzerinden, klasik ithalat rejimi + tam gümrükleme yoluyla yapmak stratejik bir zorunluluk haline geliyor.
Oyuncak, ayakkabı ve deri ürünlerinde sertleşen mevzuat
Ürünler neden “yüksek riskli” ilan edildi?
Ticaret Bakanlığı, özellikle oyuncak, ayakkabı ve deri ürünlerini yüksek riskli tüketici ürün grupları içine aldı. Yapılan laboratuvar testleri çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor:
- İncelenen 182 üründen %81’i ulusal güvenlik standartlarını geçemedi.
- Ftalatlar, kurşun, kadmiyum, PAH’lar (polisiklik aromatik hidrokarbonlar) gibi zararlı kimyasallar limit üstü seviyede tespit edildi.
Sonuç olarak bu ürün gruplarında şu zorunluluklar getirildi:
- Posta ve hızlı kargo ile basitleştirilmiş beyan rejimi üzerinden ithalat yapılamıyor.
- Bu ürünler için mutlaka tam gümrükleme ve TAREKS üzerinden ürün güvenliği denetimi gerekiyor.
2026’da oyuncak, ayakkabı, deri çanta vb. ithal etmek isteyenler ne yapmalı?
Çin’den bu kategorilerde ürün getirmeyi planlıyorsanız:
- ETGB / basitleştirilmiş beyan yerine klasik ithalat rejimini kullanın.
- Her parti için TAREKS başvurusu yapın; oyuncaklarda CE işareti, kimyasal uygunluk testleri, ayakkabı ve deri ürünlerinde ilgili güvenlik ve kimyasal limit raporlarını hazır edin.
- Çin’deki üreticiden mutlaka:
- Akredite laboratuvar test raporları,
- MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu),
- AB REACH ve ilgili Türk mevzuatına uyumu gösteren beyanlar
talep edin.
- Uygunsuz çıkan ürünlerin el konulması, iade edilmesi veya imhası söz konusu olabilir; tüm maliyet size yansır.
Bu alanda Türkiye’nin aldığı önlemlere ilişkin değerlendirmeler, örneğin oyuncak ve ayakkabı güvenliği bağlamında uluslararası sektör haberlerine de yansımış durumda.
E‑ticaret kaynaklı ithalat için vergi, limit ve yeni gerçeklik
Posta ve hızlı kargo yoluyla Çin’den mal çekmek isteyenler için 2026 tablosu özetle şöyle:
- 30 € altı gönderiler: Sınırlı bir muafiyet var gibi görünse de:
- Ürün gruplarına getirilen kısıtlamalar,
- “ticari miktar” şüphesi halinde yapılabilecek tam incelemeler,
- Yüksek riskli kategorilerde tam yasak veya TAREKS zorunluluğu,
bu alanı ticari ithalat için riskli kılıyor.
- 30–1500 € arası gönderiler:
- Artık “gift / kişisel kullanım / düşük kıymetli küçük paket” mantığıyla kolay giriş yok.
- Tam gümrükleme ve yüksek oranlı tek ve maktu vergiler devreye giriyor.
- AB ve AB dışı menşe için farklı oranlar uygulanıyor; Çin menşeli ürünler genellikle daha ağır yükle karşılaşıyor.
Neden bu kadar sıkı?
- Yerli üreticiyi ve Türkiye’deki istihdamı korumak.
- Çin kaynaklı düşük kaliteli ürünlerin yol açtığı tüketici sağlığı risklerini azaltmak.
- AB ile Gümrük Birliği uyumu kapsamında, AB’nin düşük kıymetli gönderilerde muafiyeti kaldırma eğilimine paralel adımlar atmak.
Bu nedenle 2026’da “AliExpress mantığıyla stok toplama devri” fiilen bitiyor. Türkiye pazarına ciddi hacimde girecek her marka için şirketleşme, resmi ithalat, düzenli lojistik ve vergi planlaması zorunlu hale geliyor.
Otomobil ve otomotiv ürünlerinde yeni vergi rejimi
2025 sonbaharında Türkiye, motorlu araç ithalat rejimini kökten değiştiren kararlar aldı. Eski sistemde ABD ve Çin menşeli araçlara getirilen ek %60 vergi kaldırıldı; bunun yerine tüm ülkelere eşit uygulanan “blanket” vergiler devreye girdi.
- Konvansiyonel ve hibrit araçlarda: %25 ek vergi (asgari 6000 $)
- Plug‑in hibrit ve tam elektrikli araçlarda: %30 ek vergi (asgari 7000–8500 $)
Bu yeni yapı, uluslararası vergi bültenlerine de konu oldu. Önemli noktalar:
- ABD ve Çin için uygulanan eski ek %60 vergi kalksa da, asgari tutarlı yeni oranlar fiilen ithalat maliyetini oldukça yüksek tutuyor.
- Çinli BYD gibi markalar, Türkiye’de fabrika kurup 2026 sonu itibarıyla yerli statüsünde üretim yapmayı planlıyor; amaç, ithal CBU yerine yerli üretimden satışa yönelmek.
2026’da Çin’den araç veya otomotiv ürünleri ithal etmek isteyenler için çıkarımlar:
- CBU (tam araç) ithalatında, gümrük vergisi + ÖTV + KDV + yeni ek vergi birleşince toplam vergi yükü çok yüksek bir seviyeye çıkıyor.
- Yedek parça ve aksesuar gibi alt ürünlerde de menşe, GTİP ve riskli parça sınıflandırması üzerinden ek kontroller ve olası ek vergiler söz konusu olabilir.
- Bu alanda “fiyat avantajı yüksek, hemen ithal edelim” yaklaşımı yerine; vergi simülasyonu, nakit akışı planlaması ve orta–uzun vadede yerelleşme stratejisi gerektiriyor.
Ürün güvenliği, TAREKS ve kimyasal mevzuatı: “Only price matters” devri bitti
Türkiye, AB’ye benzer bir ürün güvenliği ve piyasa gözetimi sistemi işletiyor. Özellikle kimyasal içeren tüketici ürünlerinde (oyuncak, ayakkabı, deri, tekstil) süreç oldukça teknik:
- TAREKS (Risk‑based Trade Control System) üzerinden, ithalatçı önceden uygunluk başvurusu yapıyor.
- Sistem, riskli ürünlerde parti bazlı denetim ve laboratuvar testleri öngörüyor.
- Ftalatlar, kurşun, kadmiyum, PAH’lar, nikel gibi kimyasallarda AB seviyesine yakın limitler uygulanıyor.
Bu nedenle Çin’den mal getirirken artık:
- Sadece “en ucuzu bulma” odaklı tedarikçi seçimi yeterli değil.
- Üreticinizden mutlaka:
- Güncel laboratuvar test raporları
- Teknik dosya (ürün bileşimi, kullanım talimatı, etiketleme)
- Gerekli ise CE işareti, uygunluk beyanı
istemeniz gerekiyor.
- Tüm bu belgeleri gümrükte ibraz edilebilir şekilde dosyalamalısınız.
Aksi halde, gümrükte yaşanacak bir uygunsuzluk; malın tutulması, ek test maliyetleri, gecikme cezaları ve hatta imhaya kadar giden sonuçlar doğurabilir.
Çin’den Türkiye’ye ithalat süreci: Adım adım 2026 yol haritası
1. Ürün ve mevzuat analizi
- Ürününüzün GTİP (HS Code) kodunu netleştirin.
- Bu koda göre:
- Gümrük vergisi oranını,
- Varsa ilave gümrük vergisi / ÖTV / anti-damping yükünü,
- TAREKS, CE, sağlık, veteriner, bitki sağlığı gibi özel izin gerekip gerekmediğini
analiz edin.
2. Tedarikçi seçimi ve sözleşme
- Fiyatın yanında:
- Kalite sertifikaları,
- Laboratuvar raporları,
- Üretim kapasitesi ve süreklilik,
- Türkiye ve/veya AB’ye daha önce ihracat yapmış olma durumu
gibi kriterlere bakın.
- Sözleşmede:
- Incoterms (FOB, CIF, DAP, DDP),
- Gecikme cezaları,
- Kalite uyuşmazlığı durumunda bedel iadesi veya yeniden üretim koşulları
net olsun.
3. Nakliye ve gümrük modelini belirleme
- Küçük parti, sık gönderi yerine; az sayıda ama daha yüksek hacimli sevkiyatlarla konteyner bazlı lojistik genellikle daha avantajlıdır.
- Posta ve hızlı kargo modeliyle:
- Oyuncak, ayakkabı, deri vb. riskli ürünlerde artık ticari ithalat yapmayın.
- Elektronik, tekstil gibi ürünlerde dahi, ticari nitelik taşıyan gönderilerde tam gümrükleme perspektifini esas alın.
4. Gümrük beyanı ve TAREKS işlemleri
- Türkiye’de bir şirketiniz ve vergi numaranız olmalı (yoksa, pazar stratejinize göre Türkiye’de veya başka bir Avrupa ülkesinde şirketleşme ve EOR/payroll modeli gündeme gelebilir).
- Lisanslı bir gümrük müşaviri ile çalışın.
- Riskli ürünler için:
- Sevkiyat öncesi TAREKS başvurunuzu yapın,
- Çin tarafında tüm test ve uygunluk belgelerini alın.
5. Vergi ve maliyet planlaması
- Toplam maliyet hesabında:
- Mal bedeli (FOB / EXW),
- Navlun ve sigorta (CIF),
- Gümrük vergisi + ilave vergiler,
- KDV ve varsa ÖTV,
- Gümrükleme, depolama, iç nakliye, olası test ve numune masrafları
yer almalı.
- Bu kalemleri hesaba katmadan yapılan “Çin’den %50 daha ucuza getiririm” kârlılık projeksiyonları, 2026’da çoğunlukla gerçekçi olmayacak.
Jeopolitik arka plan: Orta Koridor, AB baskısı ve Çin’in hamleleri
Türkiye bir yandan Orta Koridor stratejisi kapsamında Çin ile lojistik, altyapı ve yeşil teknoloji alanlarında işbirliği arıyor; diğer yandan da ithal tüketim malları ve e‑ticaret kaynaklı haksız rekabeti sınırlamaya çalışıyor.
- AB’nin Çin merkezli platformlara karşı attığı adımlar (150 € altı muafiyetin kaldırılması gibi) Türkiye’yi de etkiliyor.
- Türkiye, Gümrük Birliği nedeniyle, pek çok alanda AB mevzuatıyla uyum baskısı altında.
- Çin ise kritik ham maddeler ve teknolojilerde ihracat kontrollerini jeopolitik araç olarak kullanabiliyor; bu da tedarik zincirlerini daha öngörülemez kılıyor.
Bu ortamda Çin’den Türkiye’ye ithalat stratejisi, artık sadece “ucuz ürün” üzerinden değil; tedarik güvenliği, regülasyon uyumu ve vergi optimizasyonu
Corpenza perspektifi: İthalatı şirketleşme, vergi optimizasyonu ve mobiliteyle birlikte düşünmek
2026’da Çin’den Türkiye’ye ithalat yaparken, tek boyutlu “lojistik–gümrük” bakışı çoğu firmaya yetmeyecek. Özellikle orta ve büyük ölçekli oyuncular için şu sorular kritik hale geliyor:
- Türkiye’de mi, AB’de mi, yoksa başka bir yargı alanında mı şirketleşmek daha avantajlı?
- Tedarik, satış ve servis ekipleriniz için oturum izni, çalışma izni, bordro ve EOR çözümleri nasıl tasarlanmalı?
- Farklı ülkelerdeki şirket ve depo yapılarını kullanarak vergi ve gümrük optimizasyonu nasıl sağlanır?
- Yatırım yoluyla oturum veya vatandaşlık planlıyorsanız, bunu ticari operasyonunuzla nasıl entegre edebilirsiniz?
Corpenza olarak biz, tam bu kesişim noktasında çalışıyoruz:
- Avrupa ve globalde şirket kuruluşu, vergi planlaması ve muhasebe yapısını kurguluyoruz.
- Yurt dışına personel gönderirken payroll, EOR ve posted worker modelleriyle bordro ve vergi risklerini yönetiyoruz.
- Yatırıma bağlı oturum izni ve vatandaşlık programlarını, işinizin ölçeğine ve hedef pazarlarınıza göre konumlandırıyoruz.
Çin’den Türkiye’ye ithalatı; tek seferlik bir operasyon değil, uluslararası büyüme stratejinizin bir parçası olarak ele aldığınızda; şirketleşme, vergi, insan kaynağı ve mobiliteyi birlikte tasarlamak uzun vadeli rekabet avantajı yaratır.
Sonuç: 2026’da Çin’den Türkiye’ye ithalat yaparken nelere odaklanmalı?
- Dropshipping ve küçük paket modeli artık eskisi kadar kârlı ve risksiz değil.
- Oyuncak, ayakkabı, deri ve otomotiv gibi alanlarda denetim ve vergi yükü belirgin şekilde arttı.
- Ürün güvenliği, TAREKS, kimyasal limitler ve teknik dosyalar; ithalat stratejisinin merkezine yerleşti.
- Şirketleşme, gümrük, lojistik, vergi ve insan kaynağı boyutlarını entegre yönetemeyen firmalar; sahada daha çevik ve hazırlıklı rakiplerine alan açacak.
Sağlam bir 2026 stratejisi için, ürün bazında teknik ve hukuki analiz, vergi senaryoları ve uluslararası yapılandırmayı bir arada değerlendiren profesyonel destek almak, artık lüks değil stratejik bir gereklilik.
Önemli uyarı / Sorumluluk reddi
Bu yazı, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki hiçbir ifade, hukuki, vergi veya finansal danışmanlık olarak yorumlanmamalıdır. Mevzuat, gümrük oranları ve uygulamalar zaman içinde değişebilir; karar almadan önce mutlaka güncel resmi kaynakları (Ticaret Bakanlığı, Gümrük İdaresi, ilgili mevzuat) kontrol edin ve alanında uzman profesyonellerden birebir danışmanlık alın. Corpenza veya yazar, bu metne dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek sonuçlardan sorumluluk kabul etmez.

